Declawing Nedir? Nasıl Yapılır?

Declawing rahatına düşkün “Kedi aldım ama amman mobilyama zarar gelmesin.” diye düşünen bir çeşit geri zekalıların yaptırdığı zalimce bir operasyondur. Declawing’i özetlemek istersek kısaca kedilerin tırnaklarının sökülmesi diyebiliriz. Aslında yapılan tırnak sökme işlemi değildir. Tam açıklamak gerekirse kedilerin parmaklarının uçlarını kesmek olarak tanımlayabiliriz.

Eğer bir insana yapılıyor olsaydı böyle bir şey olacaktı:

cut-here-declawing-cats

 

Yani sanılanın aksine kesilen şey tırnak değil, parmak. Ve tabii bu gereksiz işlem sonucunda geriye mikrop kapan hayvanlar, ameliyat sonrası gereksiz yere acı ve ağrı çeken kediler kalıyor. Bir çok hayvan hakları örgütü elbette buna karşı kampanyalar başlatmış bulunmakta. Ama malesef hala uygulanmakta…

Önemli olan hayvana kendinizi sevdirmek. Onlar da bazı insanlar gibi, sevdiklerine zarar vermezler. Kendinizi ona parmaklarını keserek sevdiremezsiniz.

Vegan olmayan insanlar nelerden habersiz?

1.Açlık

  1. Bu yıl Dünya çapında açlık ve kötü beslenmeden ölen  insan sayısı : 20 Milyon
  2. Eğer Amerika et tüketimini sadece %10 azaltırsa (et üretimine harcanan kaynaklar baklagil vs. üretmeye harcanırsa ör: su ve toprak) yeterli ve sağlıklı besini alabilmesi sağlanabilecek insan sayısı: 100 Milyon
  3. Amerika’da yetiştirilen mısırın insanlar tarafından tüketilen miktarı %20.
  4. Amerika’da yetiştirilen mısırın kesilmek üzere beslenen hayvanlar tarafından tüketilen miktarı %80.
  5. Amerika’da yetiştirilen yulafın kesilmek üzere beslenen hayvanlar tarafından tüketilen miktarı %95.
  6. Kesilmek üzere hayvan besleme işlemlerinde kaybolan protein: %90.
  7. Kötü veya sağlıksız beslenmeden kaynaklanan çocuk ölümlerinin sıklığı : 2.3 saniye de 1 çocuk.
  8.  Bir dönümlük* arazi de üretilebilecek patates miktarı:  40.000 pound.
  9. Bir dönümlük arazi de üretilebilecek et: 250 pound.
  10. Amerika çiftliklerinin et üretimine ayrılan kısmı %56.
  11. 1 pound et üretmek için harcanması gereken tahıl ve soya fasulyesi miktarı:  16 pound.

2. Çevresel

  1. Küresel ısınmanın sebebi: Sera etkisi.
  2. Sera etkisinin temel sebebi: Fosil yakıtların yanması ile oluşan CO2 emisyonu.
  3. Et üretiminde harcanan fosil yakıtın diğer besinlerin üretimine harcanan fosil yakıta oranı: 3 Kat
  4. Amerika’nın bu güne kadar kaybettiği tarım alanları: %75
  5. Amerika’nın bugün et üretmek için kullanılan tarım alanları: %85
  6. Amerika’nın et üreticilerine alan oluşturmak için temizlediği ormanlar: 260 milyon hektar
  7. Amerika’ya her yıl Güney ve Orta Amerika’dan ithal edilen et: 300.000.000 pound
  8. Orta Amerika’da beş yaş altı çocuklarda sağlıksız beslenme oranı: %75

3. Kanser

  1. Günlük et tüketen kadınlarda haftada bir den daha az et tüketen kadınlara oranla meme kanseri görülme riski: 3.2 kat
  2. Günlük yumurta tüketen kadınlarda hafta da bir tüketenlere oranla meme kanseri görülme riski: 2.8 kat
  3. Günlük tereyağı ve hafta da 2-4 kez peynir tüketen kadınlarda: 3.2 kat
  4. Hafta’da 3 veya daha fazla yumurta tüketen kadınlar da haftada bir den daha az tüketen kadınlara oranla ölümcül yumurtalık kanseri görülme riski: 3 kat
  5. Günlük et,yumurta,süt,peynir tüketen erkeklerde hiç tüketmeyen ya da çok az tüketen erkeklere oranla ölümcül prostat kanseri görülme riski 3.6 kat

4. Kolesterol

  1. Amerika’da ki tıp fakülteleri : 125 tane
  2. Bu fakültelerden sağlıksız beslenme ile ilgili eğitim verenler: 30 tane
  3. Ortalama bir Amerikan doktorun 4 senelik eğitiminde aldığı sağlıksız beslenme dersi: 2.5 saat
  4. Amerika’da ki en yaygın ölüm nedeni: Kalp krizi
  5. Amerika’da ki kalp krizi ölümü sıklığı: her 45 saniye de 1 kişi
  6. Ortalama bir Amerikan erkeğin kalp krizinden ölme riski : %50
  7. Et yemeyen bir Amerikan erkeğin kalp krizinden ölme riski: %15
  8. Et, yumurta, süt tüketmeyen bir Amerikan erkeğin kalp krizinden ölme riski: %4
  9. Et,süt,yumurta tüketimini %10 azaltırsanız kalp krizi riskinizi %9 oranında,%50 azaltırsanız %45 oranında azaltırsınız.Hayvansal gıdaların tüketimini tamamen bırakırsanız kalp krizinden ölme riskinizi %90 azaltmış olursunuz.
  10. Et odaklı beslenen insanların ortalama kolesterol seviyesi: 210 mg/dl
  11. Eğer kolesterol seviyesi 210 mg/dl olan bir erkek iseniz kalp hastalıklarına bağlı olarak ölme ihtimaliniz : %50 den daha fazla.

5. Antibiyotik

  1.  Amerika’da üretilen antibiyotiklerin %55′ i kesilmek üzere beslenen hayvanlar tarafından tüketiliyor.
  2. 1960 yılında stafilokokların antibiyotiğe olan direnci : %13
  3. 1988 yılında stafilokokların antibiyotiğe olan direnci : %91
  4. Avrupa Topluluğu’nun yemek için yetiştirilen hayvanlara rutin olarak antibiyotik verilmesi hakkındaki kararı: Yasak.
  5. ABD ‘nin tutumu: Sürekli ve tamamen destekleniyor.

6. Böcek ilaçları

  1.  Kesilen her 250.000 hayvandan birisi üzerinde zehirli kimyasallar içeren ilaçlar test edilmiştir.
  2. Ortalama bir annenin sütünün içerdiği DDT seviyesi : 99
  3. Ortalama bir vejetaryen annenin sütünün içerdiği DDT seviyesi : 8
  4. Et yiyen bir annenin sütünde bulunan chlorinated hydrocarbon pesticides miktarının vejetaryen bir annenin sütünde bulunan chlorinated hydrocarbon pesticides miktarına oranı: 35 kat

7. Etik

  1. ABD’de bir saat de öldürülen hayvan sayısı: 660.000
  2. ABD’de en çok işçi değişimi olan meslek: kesimhane işçisi
  3. ABD’de en çok iş kazası olan meslek: kesimhane işçisi

8. Hayatta kalmak

Dave scott : triathlon sporcusu. 6 altın madalya 3 gümüş madalya sahibi. Vegan.

*Dönüm: acre(İngiliz dönümü)

Kaynak: Diet For A New America , John Robbins

 

 

 

Yer misin, yemez misin?

Biyogüvenlik Kurulu 13 GDO’lu mısır çeşidinin ithalatına onay verdi. Şu an 9 yeni mısır çeşidinin ithalatını halkın görüşüne açtılar.

Bunu engellemek için yüzbinlerce kişinin Kurul’a tepkisini bildirmesi gerekli.

GDO hakkında her kafadan ayrı bir ses çıkıyor. Bize sadece hayvan gıdalarında kullanılacağını söylüyorlar ama GDO ile beslenen hayvanlardan gelecek ürünlerin bizi nasıl etkileyeceğini açıklamıyorlar. Üstelik sırada insan gıdaları da var. Sağlığımızla ve geleceğimizle oynuyorlar.

Bizim onlara söylecek tek bir sözümüz var: Yemezler!

Yemezler diyoruz çünkü biz soframızdaki etin, sütün, yumurtanın, peynirin nereden geldiğini, çocuklarımızı neyle beslediğimizi bilmek istiyoruz. Yemezler diyoruz çünkü biz maddi çıkarlar uğruna sağlığımızın feda edilmesine karşı çıkıyoruz.

Soframızda GDO’lu ürün istemiyorsak her yerde “Yemezler” demeliyiz. Bu nedenle, bugün sabah Eminönü’nde toplandık ve GDO’lu yemlerle beslenmek istemeyen ineğimiz mısır koçanlarını, boş süt kutularını silindirle ezdi.

Sen de “ben bunları yemem” diyorsan şimdi tam zamanı. GDO kampanyamıza katıl, adına açılacak “Yemezler” sayfanı paylaş, paylaştıkça rozet topla, GDO çılgınlığına sen de dur de.

Şimdi hep birlikte haykıralım: Yemezler!

GDO’nun zararını bilmeyen kalmamıştır herhalde ama yinede bu dökümanı incelemenizi tavsiye ederim:Gdo.pdf