Önyargıların zararları

İnsanlar bazen yeniliklere aslında her şeyin sonunu getirecek şeymiş gibi bakabiliyorlar. Bazen ise bunun zaten beş para etmez bir şey olduğunu savunuyorlar. İnsanlar yeniliğe düşmandır.İlk Iphone çıktığında bile herkes “Yaa çok saçma yaa mesaj yazılmaz onunla, o yapılmaz bu yapılmaz.” dedi herkes ama şimdi bakıyoruz herkesin elinde dokunmatik telefonlar.(Ben hariç 😀 ) Hala inat edenler var gidip Blackberry alıyor onlarda. Yakında zaten anlayacaklar çok saçma olduğunu. İşte geçmişte bir gün başka insanlar da sizin gibi düşünmüşler ve çok fena yanılmışlar. Onlardan bir kaç alıntı yapacağım burada:

  • “Radyonun geleceği yok.” -Lord Kevin, İskoçyalı fizik alimi
  • “Artık yeni hiçbir şey yok. İcat edilebilecek her şey zaten icat edildi.” Charless H. Duell, Amerikan Patent Dairesi Başkanı 1899
  • “Denizaltıların savaşta ne işe yarayacağını anlayamadım. En fazla, mürettebatın boğularak ölmesine neden olabilir. H.G. Wells
  • “Atlar her zaman kullanılacaktır.  Otomobil ise ancak geçici bir moda olabilir.” Henry Ford’un talebi üzerine otomotiv sektörünün geleceği konusunda ekspertiz veren bir banka müdürü, 1903
  • “Uçaklar hoş oyuncaklar, ama askeri bir değerleri yok.” Moreşal Ferdinand Foch, I. Dünya Savaşı’nda Fransız Orduları Başkomutanı, 1911
  • “Artistlerin konuşmalarını kim duymak ister ki?” Harry M. Warner, film endüstrisi yöneticisi. (Belirttiği görüş o sıralarda yeni icat edilen sesli film üzerine) 1927
  • “Televizyon en geç altı ay içinde piyasadan silinecektir. İnsanlar her akşam böyle bir kutuya bakmak istemezler. Daryik F. Zanuck, Twenty Century Fox’un başkanı, 1944
  • “Sound’larını beğenmedim, ayrıca gitar gruplarının modası geçti.” Decca Record Plak Firması’nın bir yöneticisi. Söz ettiği grup Beatles, 1962
  • “İnsanların evlerinde bilgisayar bulundurmaları için her hangi bir neden göremiyorum. Kenneth Olsen, Digitals Equipment Corp.’un (bir bilgisayar firması) başkanı, 1977
  • Bence belki de Beş bilgisayarlık bir Dünya pazarı var..IBM Başkanı Thomas Watson Sr. 1943
  • Bilgisayarlar gelecekte belki sadece 1,5 ton ağırlığında olacaklar..Popular Mechanics Dergisi 1949
  • İnsanların evlerinde bilgisayar bulundurması da ne demek? Bence hiç kimsenin evine bilgisayar sokmak için herhangi bir geçerli nedeni olamaz..DEC Şirketi Başkanı Ken Olson 1977
  • 640 KB herkese yeter.. Bill Gates 1981 (Hotmail’deki kapasite ile ilgili)

Sanırım artık sözlerinize daha fazla dikkat edersiniz. İşin ucunda rezil olmak var. 😀

Mr. Murphy

Bu Murphy adlı dostumuzu siz de duymuşsunuzdur eminim. 😀 Duymadıysanız biraz bahsedelim:

  • Edward Aloysius Murphy, Jr. (d. Panama Kanal Bölgesi 11 Ocak 1918 – ö. 17 Temmüz 1990), 1918 doğumlu ABD Hava Kuvvetlerinde 1949’da roketler üzerine deney yapan mühendislerden biridir. İnsan üzerine ivmelenmenin etkilerini incelemişti (usaf proje mx981). Deneylerden birisinde bir pilot üzerine 16 değişik noktaya akselometre takılması gerekiyordu. Sensör bir yapıştırıcı ile ancak iki türlü takılabiliyordu ve birisi 16 sensörün tamamını da yanlış takmayı becerdi. Bunun üzerine Murphy, daha sonra kanun olarak nitelendirilecek ilk söylemlerini bir basın toplantısında açıkladı. Birkaç ay içinde “Murphy Kanunları” mühendislik sahasında çalışanlar arasında yayıldı ve 1958’de de nihayet webster’in sözlüğüne girdi.1990 yılında hayata veda etti.”
  • Peki, kanunları neler bu dostumuzun? Genel olarak on kural vardır. Bunlar:
  1. Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir.
  2. Bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir.
  3. Bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır.
  4. Bir şeyin olma olasılığı, isteme olasılığı ile ters orantılıdır.
  5. Er ya da geç olası en kötü koşullar zincirlemesi vuku bulacaktır.
  6. Ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir.
  7. Olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekirdi.
  8. Ne kadar beklersen bekle istenmediği zaman gelecektir.
  9. Çözülen her problem yeni problemler yaratır.
  10. Hiç bir şey göründüğü kadar kolay değildir.

Şimdi artık bildiğinize göre size sormak istediğim bir şey var buna inanıyor musunuz yoksa inanmıyor musunuz?

  • Murphy Kanunlarına gerçekten inanan insanların olmasına inanamıyorum. Aslında anlatmak istediğim şu: evet, geçen gün aradığın yaprak test dosyanın en altındaki test olmuş olabilir. Sen de bunu görüp “O kadar baktım en alttaymış!” demiş olabilirsin. Ama bu Murphy Kanunlarının her zaman geçerli olduğu anlamına gelmez ki. Çünkü eğer sen o testi en üstte veya ortalarda bulsaydın sana gayet normal gelecekti ve hiç şaşırmayacaktın. Doğal olarak dikkat etmeden geçeceğin bir ayrıntı olarak unutulacaktı. Ama olduğu zaman (Her zaman ihtimal vardır) sen buna şaşırıp “İşte, Murphy Kanunları iş başında!” diyorsun.
  • Şimdi, mantık bunun neresinde? Sen de biliyorsun ki genellikle en altta bulmuyorsun. En yakın zamanı hatırla. Aradığın şeyi hemen buldun ama dikkatini çekmedi ve biraz sonra hafıza bölümünün karanlık taraflarına doğru itilecektir.(Silinmez! Her şeyi hatırlayamasanız da hepsi beyninizde depolanmaktadır.) Doğal olarak sana birisi Murphy Kanunlarından bahsettiğinde sadece en son baktığın yerde bulduğun şeyleri hatırlayacak ve “Aaa doğru geçengün şey oldu…” diyeceksin.
  • Ayrıca Murphy Kanunları resmen karamsarlık dolu. Bunlara inanan bir insan başarılı olamaz ki. Her şeyin berbat olacağına baştan koşullarsanız kendinizi, zaten berbat olmuştur bile.
  • Ama Murphy’den sonra ortaya çıkarılmış başka kanunlarda var ki bazılarına gerçekten hak veriyorum örneğin favorim olan:

Aileniz sizin ders çalıştığınız zamanlarınızı değil, sadece çalışmadığınız zamanlarınızı görür.

    Gerçekten doğru. Ne zaman ara versem ya annem eve gelir ya da babam. E doğal olarak “Sabahtan akşama kadar yatıyorsun!” gibi laflara maruz kalıyorum. 😀 Buna hak vermeyecek öğrenci bence yoktur.
  • Başka bir kanun ise:

Her zaman diğer şerit daha hızlı akar.

  • Yani. Böyle bir şey olmaz. Araba kullananlar veya arka koltuktan gözlemleyenler (benim gibi 😀 ) bilir. Ne zaman şerit değiştirirseniz diğer şerit birden bire sanki sel olur, yel olur akar gider. Sizde “Bu şerit daha hızlı, buraya geçeyimde daha çabuk varalım gideceğimiz yere.” şeklinde yaptığınız çıkarım ve karşınızda yanan kocaman kırmızı fren ışıkları ile kalakalırsınız. Gerçi bir neden bulmaya çalışırsak eğer büyük bir çoğunluk sizin gibi düşünüyorsa herkes şerit değiştirir ve bu sefer herkes yine aynı şerite geldiği için trafik olur. Öbür taraf boşalmış olacağından hızlanır. Aynı şey tekrarlanırsa yine eski şeridinizin daha hızlı aktığını fark edersiniz. 😀 Tabii bunu akıl edip de şerit değiştirmezseniz sizin hızlı şeritte yol alma olasılığınız var. Ama diğerleride bunu akıl ederse yine tıkanırsınız. Tabii diğerleri bunu da akıl ederse… diye sonsuza kadar gider bu 😀
  • Değişik bir kanun daha:

Aptalsa ve çalışıyorsa, aptal değildir.

Aslında çevre baskısı çalışmasına neden oluyor olabilir. O zaman doğal olarak kişi safkan aptaldır. Çünkü çalışması gerektiğini kendisi değil ailesi fark etmiş ve onun çalışmasını sağlamıştır. Üniversite’de afallamaya mahkumdur bu modeller.

  • Böyle yani. Bununla ilgili bir derleme kitap var elimde buraya link koyuyorum isteyen olursa alsın okusun. Yani, bende gerçek olduğundan değil komik olduğundan okudum. 😀
  • Kitaba bakmak için Tıkla.