Dropbox’da Ortak Klasör Oluşturmak

Bildiğiniz gibi Dropbox sadece kendi dosyalarımızı saklamaya yaramıyor. Aynı zamanda istediğimiz kişilerle ortak klasörler oluşturmamızı sağlıyor. Dropbox’da ortak klasör oluşuturmak için beni takip edin;

1. Hesabınıza giriş yapın.

Dropbox_ortak_klasor_olusturmak_01

Kutu içine aldığım butona basarak yeni bir klasör oluşturuyoruz. Ardından klasörümüzün üzerine tıklıyoruz. Üzeri mavi bir şerit şeklinde seçilmiş oluyor.

Dropbox_ortak_klasor_olusturmak_02

Ardından Invite to folder diyoruz. (Türkçe kullanan varsa “Klasöre davet et” şeklinde çevirilmiş olabilir. Tıkladıktan sonra karşımıza şöyle bir pencere çıkıyor:

Dropbox_ortak_klasor_olusturmak_03.png

 

Üst kısıma davet etmek istediğimiz kişilerin dropbox’a üye olurken kullandıkları e-mail adreslerini yazıyoruz. Eğer Dropbox hesabınızı Facebook hesabınızla ya da başka sosyal ağlarla birleştirdiyseniz, arkadaşlarınız zaten otomatik olarak aşağıda gözükecektir. Sağ üstteki tikin demek istediği ise oluşturduğunuz bu ortak klasöre davet ettiğiniz insanlar, başkalarını da davet etme yetkisine sahip olsun mu? Eğer davet edebilmelerini isterseniz tik koyun istemiyorsanız kaldırın. Alt taraftaki “Add a message” kısmı ise, daveti gönderdiğiniz kişilere gidecek mailde yer alacak yazı. Çok da önemli değil açıkcası. Burayı doldurup, “Share folder” diyoruz.

Davet ettiğiniz kışilere bir mail gidiyor. Ve mailde özetlemek gerekirse, “Şu kişi seni ortak bir klasöre davet etti, kabul etmek istiyorsan bu linke tıkla.” diyor. Arkadaşınız bunu kabul ettiğinde size de bir bildirim maili geliyor. Bu sayede paylaşılan bir klasöre sahip olmuş oluyorsunuz.

Dropbox’da ortak klasör oluşuturmak bu kadar kolay 🙂

Bizi Değiştiren İnsanlar

Değişmeyen tek şey değişim kendisidir. Çok klişe olmuş bir laf olsa da doğrudur. Benim bu başlıkta değinmek istediğim ise, insanların zaman içindeki değişimi. İnsanlar sürekli değişir. İki günlüğüne farklı bir ağız ile konuşan insanlar ile yaşarsanız sonunda bir bakıyorsunuz ki sizin de diliniz değişmiş. Bu sadece basit bir örnek. Olay bunla bitmiyor tabii ki. Beraber zaman geçirdikçe aslında insanlar birbirlerine benzemeye başlıyor. İstemsizce yapılan bir şey elbette bu. Ama bunun sonucunda değişmiş olan “siz” asla eski “siz” olamayacaksınız. Burada asıl dikkat edilmesi gereken konu, etrafınızdakilerin sizi nasıl değiştirdiği. Sizi aşağı mı çekiyorlar yoksa yukarı mı ?

Donanımlı, eğitimli, kültürlü, zeki insanlarla zaman geçirmek ile kalitesiz insanlarla zaman geçirmek arasında fark vardır. Eğer siz zamanınızı boş işlerle uğraşan boş insanlarla harcarsanız, size bir şey katmaları bir kenara sizin kendi kendinize kazanacağınız bir çok şeyden mahrum kalmanıza sebep olurlar.

Zaman geçireceğiniz insanları çok iyi seçmeniz gerek. Aşağıya çekildiğinizi hissettiğiniz anda arkanıza bakmadan kaçın derim.

Yanlış anlaşılmasın diye bunu da yazmak zorunda hissediyorum kendimi. Yukarıda bahsettiğim konuyu gerçek hayata uygularsak örneğin bir solcu bir sağcıyı kültürsüz ve bilgisiz görebilir. Aynı şekil de sağcı da solcuyu yeterli araştırmayı yapmamış ve bilgisiz birisi olarak görebilir. Şimdi yukarıdaki çıkarımı kullanarak bu iki insanın oturup konuşmaya, tartışmaya çalışmaması saçmalık olur. Burada oturup konuşulan siyasetse ve taraflar gerçekten argüman sunma yeteneğine sahipse elbette oturup saatlerce konuşacaklar. Benim yukarıda bahsettiğim kaçmanız gereken insanlar genelde boş konuşurlar. Önemsiz bir konudan bahsedip dururlar. Gereksiz ayrıntılara takılırlar. Sadece zaman kaybı.

En çok beraber olduğunuz beş insana benzersiniz. Dikkatli seçin.

14 Şubat nedir yahu?

Evet. Bu önemli günde bu güzel başlığıda biricik sevgilime atfediyorum. Demek isterdim ama ne yazık ki:

Sevgili mi ? Ne sevgilisi? Nasıl bir şey ki bu? Yeşil mi? 😕

Aah ah millet sevgilisiyle geziyor tozuyor biz dershane – ev – dershane üçgeninde bir o yana bir bu yana savruluyoruz. Ne olacak bizim bu halimiz. Yalnızlar olarak tarihe adımızı yazacağız sanırım. Bilmem. Belki de böyle daha güzeldir lan. Rahat yani. Kimseye hesap vermiyorsun, kimsenin çenesini dinlemiyorsun. “O kız kim?” “Bu kız kim?” tarzı sorunlarımız da yok. Daha iyisi :

-Sen demin yanımızdan geçen kıza mı bakıyordun?
-Hangi kıza? (soruya soruyla karşılık vermek. Klasik erkek taktikleri 😀 )
-O, demin geçti ya mavi mini etekli, uzun boylu, sarışın olana. (Sen de benden çok süzmüşün be kadın!)
-Yoo. Öyle biri mi geçti ki? (diyerek arkaya bir kez daha bakılır. bkz: Fırsattan istifade 😀 ) Hani? Yok ki. Gitmiş. 🙄
-Oldu o zaman Çağdaş.

gibi muhabbetlere girmek ve genelde bu konuşmanın arkasından gelen triplere katlanmak zorunda değilsiniz. Hem hediye almak gibi bir zorunluluk da yok. 😀 Böyle düşünüp de kendini rahatlata bilirsin enazından. Parasızlıktan telefon alamayıp da “Zaten yeniler daha çok radyason yayıyormuş. Steve Jobs neden kanser oldu sanıyorsun? O Iphone’lar la oynaya oynaya yedi radyasyonu yedi radyasyonu sonu böyle olur tabi.” demek gibi. 😀

Üzülme üzülme sana da birisi bulunur elbet. Hem bu insanlar acaip. Yolda görüyorsun öyle tipsiz öyle biçimsiz insanlar var ki “Ulan bununla kim evlenir yahu kesin evde kaldı.” diyorsun sonra yanına kocası geliyor. Bunu söyleyince de “Neden ki? Bence önemli olan iç güzelliği.” diyorlar. Derler. Merak etme sen. Yalandan kim ölmüş. Onlar ya tipsiz görmemişler ya da potansiyel aşıklarını arttırmaya çalışıyorlar. Yani öyle saçma tiplerin sevgilisi kocası yada karısı olabiliyorsa seninde olur canım, ağlamana gerek yok git aynaya bak. En azından dişlerin var. 😀

Ne yani şimdi manitam yok diye burada manitası olanlara saldırdığımı mı düşünüyorsunuz? Yok canıım ne alaka. İstesem ben de bulurum yani çok da zor değil. Tanıyan bilir hem. 😀 Şu sene zaten meşgulüm sınav bitsin yaparız, sınav bitsin ederiz, sınav bitsin gideriz demekten bıktım ama sınav bitsin bakarız.

He. Unutmadan sevgilisi olmayan eziklerin manitalar gününü kutluyorum. Hepsine bir sene daha zaman veriyorum seneye kadar da bulamazlarsa kutlamam ona göre.[Selin hanım da bu toplumun yalnız bireylerine dahildir. Başımın etini yemeyiniz. 😀 ] Fazla ağlamayın. Yorumlarınızı da esirgemeyin.

Facebook’da arkadaşlarınızı silmeyin susturun !

Şimdi bu Facebook denen sitede bazı insanlar durmadan kendi resimlerini paylaşıp duruyorlar. İnsanları çileden çıkartmak için yaratılmış bu arkadaşlarımıza karşı uygulayabileceğimiz en iyi savunma stratejisi onları silmek olacaktır. Ama gel gör ki ayıp denen bir şey var. Maalesef var yani. Bu arkadaş bazen sıra arkadaşımız bazen de komşumuz olabiliyor. Bu durumda yapmanız gerekenleri şimdi anlatıyorum 😀

Facebook bizim için düşünmüş taşınmış çözümü bulmuş. Arkadaşımızı silmiyoruz susturuyoruz nasıl mı? Hemen anlatalım.Bunun için öncelikle lüzumsuz arkadaşımızın bir gönderisine rastlamış olmamız gerek. Ki bu zor olmayacaktır. Bulduk gönderiyi gidiyoruz imleçimiz ile gönderinin üzerine yaklaşıyoruz. O da ne! Sol da bir ok simgesi çıkıyor.Tıklıyoruz resimdeki gibi bir seçenek silsilesi ile karşılaşıyoruz.

Ardından bu silsilede aranıp dolanıp “bilmemkim’in abıneliğinden çık.” dediğimiz zaman bir daha da görmezsiniz bu insanı 😀

İyi güzel yaptık da nasıl iptal edicez?

Etme.

İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur.