Linux de Android SDK (ADK) Kurulumu ve Hazırlanması [Resimli Anlatım]

Giriş

Merhaba, Şimdi size kısaca Linux tabanlı bir işletim sistemin de (Benim şu anda kullandığım Linux tabanlı Ubuntu tabanlı bir işletim sistemi olan Elementary OS. Anlatımda kendi sistemimden görüntüler paylaşacağım ama zaten hepsi aynı hemen hemen.) Android uygulaması geliştirmek için gereken yazılımları nasıl edineceğinizden bahsedeceğim. Bildiğiniz gibi Eclipse Windows’da da çalışıyor ama açık kaynak kodlu ve asıl olarak Linux için geliştirilmesi nedeniyle Adroid uygulamalarını Linux üzerinde geliştirmek daha rahat olacaktır. Windowsda Eclipse sanki Wine ile çalıştırılmış gibi duruyor tip olarak bile.

Bundan önceleri önce Eclipse’i indirir sonra Android’in sitesine gider SDK’ları indirir ardından da bunları teker teker kabul ederek Eclipse’imize kurardık. Ama artık Google’ın bizlere sunduğu ücretsiz ADK (Android Development Kit) sayesinde bu kadar ameleliğe gerek kalmadan çalışma ortamınızı hazırlayabilirsiniz.

1. Android ADK’nın indirilmesi

Android ADK yukarıda da bahsettiğim gibi Google tarafından bize ücretsiz sunuluyor ve Eclipse geliştirme ortamını da içinde barındırıyor. Bunun için direk olarak buraya gidiyoruz.

Android_SDK_ADK_Linux_Kurulum_02

Resimin büyük halini görmek için üzerine tıklayınız.

Android_SDK_ADK_Linux_Kurulum001

Resimin büyük halini görmek için üzerine tıklayınız.

Karşımıza yukarıdaki gibi bir sayfa geliyor. Sağ taraftan Download the SDK diyoruz.

 

Şartları kabul edip, işletim sistemimize göre hangisi uygunsa 64 ya da 32 bit seçip Download the SDK ADT Bundle for Linux diyerek devam ediyoruz. Ardından indirmemiz otomatik olarak başlıyor.

2. Uygulamayı başlatmak

Uygulama sıkıştırılmış bir şekilde iniyor onu zipten çıkartmak kolay zaten .zip formatında. Zipten çıkarttıktan sonra klasörümüzü açıyoruz.

Android_SDK_ADK_Linux_Kurulum002

Resimin büyük halini görmek için üzerine tıklayınız.

Resimde görünen klasörü bulamıyorsanız benim bilgisayarımda şurada:

/home/cagdas/Downloads/adt-bundle-linux-x86_64-20140321/eclipse

Sizinki de muhtemelen benzer bir yerdedir. Her neyse buraya geldiğinizde resimde kutu içine aldığım eclipse’e tıklıyoruz. (Dosyanın çalıştırılabilir(executable) olduğundan emin olun.) Ve program açılacaktır. Ama yine de üzerinde yeterli android SDK bilgisi bulunmamakta bunun için bunları indirmemiz gerek.

3. Android SDK Dosyalarını İndirmek

Android_SDK_ADK_Linux_Kurulum003

Resimin büyük halini görmek için üzerine tıklayınız.

Resimde gösterdiğim simgeye tıklıyoruz. Eğer simge gözükmüyorsa sağ tarafta java’nın seçili olduğundan emin olun. C/C++ vs. seçerseniz görünmeyecektir. Butona tıkladığınızda bir pencere açılacak ve sizi biraz beklettikten sonra karşınıza böyle bir şey çıkacak:

Android_SDK_ADK_Linux_Kurulum004

Resimin büyük halini görmek için üzerine tıklayınız.

Buradan yüklemek (yani uygulama geliştirmek) istediğimiz Android Sürümlerini seçiyoruz ve Install packages diyoruz. Ben neredeyse hepsini yüklemişim. Ne kadar çok o kadar iyi çünkü uygulamanızı son sürüm Android cihazlarında da deneme şansınız olması gayet güzel bir şey.

Ben de size göstermek için bir tanesini sildim tekrar indireceğim. Install packages dediğimizde karşımıza böyle bir ekran geliyor.

Android_SDK_ADK_Linux_Kurulum005

Resimin büyük halini görmek için üzerine tıklayınız.

Şartları kabul ettikten sonra Install butonu aktifleşiyor ve tıklıyoruz. Bizi SDK ayarı için açtığımız ana pencereye getiriyor ve alt tarafta bir yükleme çubuğu beliriyor.

Android_SDK_ADK_Linux_Kurulum006

Resimin büyük halini görmek için üzerine tıklayınız.

Ardından kurulum bitince Done Loading Packages yazısı beliyor aşağıda. Böylece istediğimiz API’leri de kurmuş olduk bilgisayarımıza. Yanlız şunu unutmamak gerek Eclipse kurulumsuz çalışan bir yazılımdır hem Windows’da hem Linux’de kurulum yapmadan çalışır. Bu yüzden indirdiğiniz SDK’lar Eclipse’i çalıştırdığımız yerdeki klasörlerden birine kuruluyor. Klasörleri birbirinden ayırmayı veya silmeyi düşünmeseniz iyi olur yani. Ama kurulum klasörünü /usr/bin’e taşıyacağım Masaüstüne de kısayol ekleyeceğim diyorsanız siz bilirsiniz.

 

Film ve Dizilere Altyazı Bulmak ve İzlemek [Videolu anlatım]

Anlatıma başlamadan önce bs player’ı yüklemenizi öneririm. İşinizi çok kolaylaştıracaktır.
Tıklayın açılan sayfada sağ taraftaki download free butonuna basın, indirin ve kurun. Devamı videoda:

Daha fazlası için Youtube kanalıma abone olun:

 

Yeni LYS düzenlemeri ile ilgili yayınlanan Kitapçık (İndirin)

Arkadaşlar biliyorsunuz, sınava iki hafta kala sınav sisteminde değişiklik oldu. Artık anadolu liseleri sırf anadolu lisesi oldukları için puan alamayacaklar. Anadolu lisesinde okuyan arkadaşlarım adına üzülsemde bence bunun yapılması gerekiyordu. Çünkü insanları baştan ayıklamış olmanın anlamı yok. OKS yi kaybeden LYS’yi de baştan kaybediyordu. Artık şartlar biraz daha eşitlendi. Tabii öğretmenlerin kalitesinde farkları saymazsak. Neyse fazla konuşmayayım buyrun ÖSYM’nin dün yayınlamış olduğu sınav düzenlemeri ile ilgili kitapçık:

İndirmek için tıklayın.

Ubuntu 12.04 LTS Yayınlandı! Kurdum!

En meşhur Linux dağıtımı Ubuntu’nun 12.04 LTS sürümü Perşembe günü yayınlandı. Ben de dün kurdum şu anda size yeni bir işletim sisteminden yazıyorum.

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Pardus’un geliştirilmesinin bırakılacağına dair söylentiler çıkınca daha fazla kullanmanın anlamı yok diye düşündüm, araştırdım Ubuntu’nun yeni sürümü ne zaman çıkacak diye sonra kararımı verdim çıkınca kurarız diye. Unity’i bu sefer daha da iyileştirmişler gerçekten. Artık sol tarafda duran hızlı erişim çubuğunun boyutunu küçültüp büyülte biliyoruz. Hatta butonların yerlerini bile değiştirebiliyoruz. Biliyorsunuz Ubuntu 11.10’da böyle imkanlarımız yoktu ve “Başlatıcıya ekle” dediğimizde nereye eklerse orada kalıyordu. Artık daha da özelleştirebiliyoruz.

Şunu da belirteyim ki gayet hızlı, Windows gibi takılma, “gönder gönderme penceresi”, Virüs bulaşması, Yavaş açılması gibi sorunları yok. Windows adamı çileden çıkarıyor gerçekten. Son söylentilere göre artık mac’in de başı virüslerle belada. Kaspersky yaptığı açıklamada bir zararlı yazılımın her 5 mac’ten birinde bulunduğunu söylemiş. Kısaca Ubuntu’da hiç Virüs mü acaba? diye düşünmenize gerek yok 😀

Ayrıca Ubuntu One adlı bulut uygulaması ile bize 5GB ücretsiz depolama alanı sunuyor. Aynı Dropbox gibi ama Dropbox biraz cimri sadece 2GB ücretsiz alabiliyorsunuz. Bunu 5 yapabilmek için arkadaşlarınızı falan davet etmeniz gerekiyor. Ki bu da hiç hoş değil. Mesela Ubuntu One ‘ın bir güzel yanı diyelim bir arkadaşınıza bir dosya göndereceksiniz, dosyayı Ubuntu one klasörüne atıp paylaş diyorsunuz ve size bir link veriyor, siz de o link ile direk arkadaşınıza dosyayı gönderebiliyorsunuz.

Eğer aklınızda “Msn falan var mı ki onda?” diye bir soru varsa hiç kalmasın cevaplayayım. Evet var. Ama adı Windows Live Messenger değil. Onun yerine bütün chat adreslerinizi bir yerde toplamanızı sağlayan Pidgin var. Bu programla msn,facebook,google talk,Aim ve adını yazmaya üşendiğim bir sürü chat hesabınızı bir yerde toplayabiliyorsunuz. Dropbox ve Skype zaten Linux sürümleri bulunan programlar. Direk kurabiliyorsunuz rahatça.

İstediğiniz her uygulama Ubuntu Yazılım Merkezi’nde ücretsiz bulunuyor. Örneğin Photoshop benzeri bir program Gimp, Windows Movie Maker türevi Openshot, Vlc player, Thunderbird, Opera, Chrome, Firefox, Teamviewer, Xfire gibi gibi…

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Windows media player gibi elinize ayağınıza dolaşan, nereye sokacağınıza bir türlü karar veremediğiniz bir media playerdansa Ubuntu ile birlikte gelen Rythmbox Müzik Çalar çok daha işinize gelecektir. Çünkü isterseniz köşeden kapatın, sağ üstte size yardımcı olacak bir kısa yol var.

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Kurulu gelen bir torrent programı da bulunmakta ve işini gayet iyi yaptığını söyleyebilirim. Mesela Bittorrent ‘ de eskiden kalmış bir torrent’i kaldığı yerden devam etmesini sağlamak gerçekten zor oluyordu. Burada Torrent’i ekler eklemez eskiden kalan verileri kontrol ediyor ve kalan yerden devam ediyor yani yarım dosyaları yok sayıp da baştan indirmeye kalkışmıyor. Mesela benim format atmadan önce indirdiğimi bir şey vardı o yarım dosyayı aldım attım flash belleğe sonra Ubuntu kurulunca buraya kopyaladım, kaldığım yerden devam ediyorum şu anda.

Burada Sosyal Ağlardan bahsedersek;

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Yukarıda gördüğünüz gibi sol tarafda duran Gwibber bir sosyal ağ istemcisi. Facebook, Twitter ve daha bir çok sosyal ağ ile giriş yapabiliyorsunuz. Benim Twitterim açık şu anda Facebook kullanmıyorum o yüzden Twitter’dan online oldum. Bir kaç arkadaş ismi ve adresini sansürledim kusura bakmayın artık. 😀 Sağ tarafta duran ise Windows Live Messenger alternatifi , Ubuntu ile birlikte kurulu gelen bir mesajlaşma programı. Ortada bir konuşma penceresi açtım gördüğünüz gibi çok estetik bir görüntüsü var. Ben de bu yüzden seviyorum ya Ubuntu’yu gerçekten çok hoş görüntüye sahip.

Benim gibi sadeliği sevenler için birebir. Masaüstünüz hiç bir zaman karman çorman olmuyor. Yani masaüstüne bir şeyler koyabiliyorsunuz ama her şey o kadar düzenli ki neyi nereye koymanız gerektiğini biliyorsunuz. Windows’da olduğu gibi bir dosya indirirken nereye indireceğinizi sorduğunda eliniz girek “Masaüstü”ne gitmiyor. 😀 Yani şunca yıldır kullanırım masaüstüne en fazla 3 dosya olmuştur şimdiye kadar.

4 adet masaüstümüz olmasıda gerçekten çok güzel bir şey. Bir pencereyi oraya bir pencereyi oraya açıyorsunuz hiç kafanız karışmıyor. O altta bu üstte şu kenarda dursun diye bir şey yapmak zorunda kalmıyorsunuz. Üstelik masaüstleri arasında geçiş yaparken kullanılan efektler de çok güzel uygulanmış.Hangisinden geldiyseniz o renkli diğeleri siyah beyaz, ona geçerseniz o da renkliye dönüyor. Önemsiz bir ayrıntı neden bahsettim bilmiyorum ama benim hoşuma gidiyor.

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Şu sol üstteki butonun ne olduğunu çok merak etmiş olabilirsiniz. Bu hızlı başlat tuşu gibi bir şey windows’daki başlat gibi ama daha kolay erişim sağlıyor. Uygulamalar türlerine göre sınıflandırılmış. En son kullandıklarınız , yeni indirilenler gibi türlerde sınıflandırılıyor uygulamalarınız ve dosyalarınız.

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Ve Ubuntu’nun en güzel özelliklerinden bir tanesi, mesela bilgisayarda takılıyorsunuz, bir dostumuz geldi “bir dakika versene bir şeye bakmam lazım” dedi. E tabii “olmaz.”,”veremem.” gibi şeyler söylersek bizi “öküz” diye tanımlamaktan geri kalmayacaktır dostumuz. Eğer “vereyim ama dur oturumu kapatayım sen ziyaretçi oturumuna gir.” dersek bu seferde bir şeyler sakladığımız ya da görmesini istemediğimiz şeyler olduğunu anlayacak. Bu gibi acil durumlar için sinsice ziyaretçi oturumuna geçmenizi sağlayan bir yol var Ubuntu’da. Hemen sol üstte kullanıcı adımızın yazdığı bölüme tıklıyoruz ve oradan “Konuk Oturumu” na basıyoruz ve Ta daa! hiç oturum kapat aç yapmadan oturum değiştirme ekranıyla karşılaşmadan oturum değiştirmiş oluyorsunuz. Ve bütün kişisel dosyalarınız diğer oturumda olduğunundan arkadaşımız kendi işini görüp gidiyor. Siz de ne yalan söylüyorsunuz ne öküzlük yapıyorsunuz.

Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar. Ubuntu kullanmak istiyorsanız kaynaklar:

Ubuntu Resmi Web Sayfası

Resmi Olmayan Ubuntu Türkçe Destek Sayfası

Magnet Nedir? Nasıl Kullanılır? Nasıl ilişkilendirilir?

Son yapılan açıklamalara göre Dünya’nın en büyük torrent paylaşım sitesi The piratebay .torrent uzantılı dosyaları indirmeye sunmayı bırakmaya karar verdi. Magnet nedir diye soracak olursanız; Magnet .torrent dosyası elimizde olmasa bile torrent’i indirmemize yardımcı olacak bir linktir aslında. Torrent Nedir? Nasıl Kullanılır? başlıklı yazımda torrent dosyaları kullanarak indirmeyi anlatmıştım. Şimdilik torrent dosyaları kaldırılmamış olduğu için oradaki anlatım geçerlidir. Torrent dosyaları kaldırıldığında ise indirmeyi Magnet ile yapmamız gerekecek bende size bu başlıkta magnet kullanımını anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle önceki konuda anlattığım kurulum işlemleri ve DNS ayarlarını aynı şekilde yapıyoruz. Sıra indirmeye geldiğinde öncelikle indireceğimiz dosyayı buluyoruz:

Bu sefer “Get Torrent File” ‘ a değil de “Get This Torrent” yazısına tıklıyoruz. Eğer tarayıcınız .magnet dosyalarını torrent programınız ile ilişkilendirmişse çok güzel bir şekilde torrent programınız açacaktır. Torrent dosyasını indirmiş gibi indirme pencereniz açılacaktır. Burada Torrent dosyasına nazaran daha az bilgi görebilirsiniz. Genellikle de dosyaları seçemezsiniz siz onaylayıp indirmeye başlattığınızda en geç bir kaç dakika içerisinde torrent programınız indirmelerin yapıldığı dizine indirdiğiniz dosyanın bir klasörünü oluşturacaktır. O zaman indirmek istemediklerinizi seçebilirsiniz.

Ama eğer ilişkilendirme yapılmamışsa Firefox’da böyle bir pencere açılır karşınıza(Diğer tarayıcılarda da muhtemelen bu tarz uyarılar çıkacaktır.):

Şimdi Firefox’u Magnetle ilişkilendirmek nasıl yapılır bende bilmiyorum açıkcası. İnternete de baktım kimse bilmiyor 😀 Ben size Magnet kullanmanın daha farklı bir yolunu anlatayım.

Eh. Madem magnet açamıyoruz bizde magnetin yerini kullanılırız. İlk resimde kırmızı kare içine alınmış “Get this torrent” yazısına sağ tıklıyoruz. Açılan seçeneklerden “Bağlantı Konumunu Kopyala” ya basıyoruz. Ardından kendi torrent programımıza gidiyoruz. Ben Pardus kullandığımdan Ktorrent uygulaması var burada ama zaten aşağı yukarı bütün torrent programlarının arayüzleri aynı. Torrent programımızın ana penceresinden “Adres Aç” diyoruz.

“Adres aç” dediğimizde açılan pencere böyle küçük bir pencere olur ve link’i girmemizi ister. Genelde torrent programları link’i otomatik olarak yapıştırır sizin yerinize.

“Tamam” diyoruz. Küçük bir hata bildirimi alabilirsiniz sorun değil biraz beklediğinizde torrentin içi açılmış olacaktır. Buna benzer bir pencere açılır karşınıza:

Tabiiki böyle sansürlü gözükmeyecek sizinki ben indirdiğim şeyin adını gizlemek için sansürledim. Buradan indirmek istediğiniz dosyaları seçip “Tamam” dediğinizde sorunsuzca indirmeye başlayabilirsiniz. Hadisene. İndirsene! Bak hala duruyor orda. 😀