f.lux – Bilgisayarınız için daha iyi aydınlatma

Merhaba, sizlere çok beğendiğim bir programı tanıtmak istiyorum: f.lux

Eğer siz de benim gibi bilgisayar başında çok zaman geçiriyorsanız mutlaka arada sırada da olsa “Gözlerim bozulacak!” korkusunu yaşıyorsunuzdur. f.lux bu konuda size yardımcı olmak için yazılmış açık kaynak kodlu bir program.

“Nasıl çalışır?” derseniz: Kullandığımız ekranlar sizlerinde bildiği gibi mavi ışık yayarlar. Özellikle geceleri bu mavi ışık gözlerimizi oldukça rahatsız eder. f.lux bulunduğunuz yerin yerel saatine göre ekran ayarlarınızı biraz değiştirir. Özellikle geceleri ekrana sağ ya da sol taraftan baktığınızda fark edebilirsiniz.

Hatta yurtta başıma geldiği gibi çevrenizden “Bu ekran niye sarı lan böyle. Bozuk mu bu bilgisayar?” şeklinde söylemlere maruz kalabilirsiniz. Benden söylemesi.

Şöyle sade ve küçük bir ayarlar ekranı var: f.lux f.lux2

Ben sürekli sarı kullanmayı tercih ettiğim için “Daytime” kısmı da en sona çekilmiş. Dışarıda güneş altında kullanmaya çalışırsanız ekran parlayacaktır. O zaman “Daytime” ayarını “Daylight” tarafına çekerseniz daha iyi bir görüntü elde edersiniz.

Transition Speed dediği kısım ise “Daytime” dan “At Night” a geçiş süresi. mesela ben bu ekran görüntüsünü aldığımda geçiş zamanını bir kaç dakika geçmiş. Eğer 20 s seçili ise geçiş birden olacaktır ve ekranın hızla sararmaya başladığını fark edeceksiniz. 60 m seçili ise bu süreç daha yavaş işler ve hızlı bir etki olmadan ekranınız yavaşça sararır.

f.lux’ın şu anda Windows, Linux, Mac ve iOS sürümleri mevcut. Android sürümü de en kısa zamanda çıkar umarım.

djbeto267 isimli Youtube kullanıcı tarafından hazırlanmış bir tanıtım videosu mevcut (dil tabii ki İngilizce):

 

 

iPhone değişmeli

Diğer telefon üreticileri Iphone’dan daha kaliteli telefonlar üretmeyi sürdüyor. Ama Iphone satışları her halükarda devam edecektir. Önemli değil. Asıl sorun Iphone’un ekranı! Bu nedir yahu. Galaxy S3’ün yanında Iphone oyuncak gibi kalıyor. Tamam bir yere kadar, “Ne kadar küçük, o kadar iyi.” diye düşünüyorduk ama artık o düşünce değişti. Galaxy S3 ile film izlerken, oyun oynarken ve fotoğraf çekerken çok rahatsınız. Ekran büyük ve size sorun çıkartmıyor. Elininiz sağa sola çarpıp yanlışlıkla uygulamaları çalıştırmıyor. Apple bu ekran boyutunu kendine standart almış gibi bu boyutta ısrarcı. Yapmak istedikleri telefonun tek elle kullanılması ama zaten kimse tek elle telefon kullanmıyor artık. Mesaj yazarken, oyun oynarken, internette dolaşırken hep iki el kullanıyoruz. Tek elin yararı mesela otobüste tutunurken bir yanda da birsini arayabiliyorsunuz.

Demem o ki eğer Iphone standartlarımı koruyacağım diye biraz daha kasarsa ne telefon satabilir ne bişey.

Ubuntu 12.04 LTS Yayınlandı! Kurdum!

En meşhur Linux dağıtımı Ubuntu’nun 12.04 LTS sürümü Perşembe günü yayınlandı. Ben de dün kurdum şu anda size yeni bir işletim sisteminden yazıyorum.

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Pardus’un geliştirilmesinin bırakılacağına dair söylentiler çıkınca daha fazla kullanmanın anlamı yok diye düşündüm, araştırdım Ubuntu’nun yeni sürümü ne zaman çıkacak diye sonra kararımı verdim çıkınca kurarız diye. Unity’i bu sefer daha da iyileştirmişler gerçekten. Artık sol tarafda duran hızlı erişim çubuğunun boyutunu küçültüp büyülte biliyoruz. Hatta butonların yerlerini bile değiştirebiliyoruz. Biliyorsunuz Ubuntu 11.10’da böyle imkanlarımız yoktu ve “Başlatıcıya ekle” dediğimizde nereye eklerse orada kalıyordu. Artık daha da özelleştirebiliyoruz.

Şunu da belirteyim ki gayet hızlı, Windows gibi takılma, “gönder gönderme penceresi”, Virüs bulaşması, Yavaş açılması gibi sorunları yok. Windows adamı çileden çıkarıyor gerçekten. Son söylentilere göre artık mac’in de başı virüslerle belada. Kaspersky yaptığı açıklamada bir zararlı yazılımın her 5 mac’ten birinde bulunduğunu söylemiş. Kısaca Ubuntu’da hiç Virüs mü acaba? diye düşünmenize gerek yok 😀

Ayrıca Ubuntu One adlı bulut uygulaması ile bize 5GB ücretsiz depolama alanı sunuyor. Aynı Dropbox gibi ama Dropbox biraz cimri sadece 2GB ücretsiz alabiliyorsunuz. Bunu 5 yapabilmek için arkadaşlarınızı falan davet etmeniz gerekiyor. Ki bu da hiç hoş değil. Mesela Ubuntu One ‘ın bir güzel yanı diyelim bir arkadaşınıza bir dosya göndereceksiniz, dosyayı Ubuntu one klasörüne atıp paylaş diyorsunuz ve size bir link veriyor, siz de o link ile direk arkadaşınıza dosyayı gönderebiliyorsunuz.

Eğer aklınızda “Msn falan var mı ki onda?” diye bir soru varsa hiç kalmasın cevaplayayım. Evet var. Ama adı Windows Live Messenger değil. Onun yerine bütün chat adreslerinizi bir yerde toplamanızı sağlayan Pidgin var. Bu programla msn,facebook,google talk,Aim ve adını yazmaya üşendiğim bir sürü chat hesabınızı bir yerde toplayabiliyorsunuz. Dropbox ve Skype zaten Linux sürümleri bulunan programlar. Direk kurabiliyorsunuz rahatça.

İstediğiniz her uygulama Ubuntu Yazılım Merkezi’nde ücretsiz bulunuyor. Örneğin Photoshop benzeri bir program Gimp, Windows Movie Maker türevi Openshot, Vlc player, Thunderbird, Opera, Chrome, Firefox, Teamviewer, Xfire gibi gibi…

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Windows media player gibi elinize ayağınıza dolaşan, nereye sokacağınıza bir türlü karar veremediğiniz bir media playerdansa Ubuntu ile birlikte gelen Rythmbox Müzik Çalar çok daha işinize gelecektir. Çünkü isterseniz köşeden kapatın, sağ üstte size yardımcı olacak bir kısa yol var.

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Kurulu gelen bir torrent programı da bulunmakta ve işini gayet iyi yaptığını söyleyebilirim. Mesela Bittorrent ‘ de eskiden kalmış bir torrent’i kaldığı yerden devam etmesini sağlamak gerçekten zor oluyordu. Burada Torrent’i ekler eklemez eskiden kalan verileri kontrol ediyor ve kalan yerden devam ediyor yani yarım dosyaları yok sayıp da baştan indirmeye kalkışmıyor. Mesela benim format atmadan önce indirdiğimi bir şey vardı o yarım dosyayı aldım attım flash belleğe sonra Ubuntu kurulunca buraya kopyaladım, kaldığım yerden devam ediyorum şu anda.

Burada Sosyal Ağlardan bahsedersek;

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Yukarıda gördüğünüz gibi sol tarafda duran Gwibber bir sosyal ağ istemcisi. Facebook, Twitter ve daha bir çok sosyal ağ ile giriş yapabiliyorsunuz. Benim Twitterim açık şu anda Facebook kullanmıyorum o yüzden Twitter’dan online oldum. Bir kaç arkadaş ismi ve adresini sansürledim kusura bakmayın artık. 😀 Sağ tarafta duran ise Windows Live Messenger alternatifi , Ubuntu ile birlikte kurulu gelen bir mesajlaşma programı. Ortada bir konuşma penceresi açtım gördüğünüz gibi çok estetik bir görüntüsü var. Ben de bu yüzden seviyorum ya Ubuntu’yu gerçekten çok hoş görüntüye sahip.

Benim gibi sadeliği sevenler için birebir. Masaüstünüz hiç bir zaman karman çorman olmuyor. Yani masaüstüne bir şeyler koyabiliyorsunuz ama her şey o kadar düzenli ki neyi nereye koymanız gerektiğini biliyorsunuz. Windows’da olduğu gibi bir dosya indirirken nereye indireceğinizi sorduğunda eliniz girek “Masaüstü”ne gitmiyor. 😀 Yani şunca yıldır kullanırım masaüstüne en fazla 3 dosya olmuştur şimdiye kadar.

4 adet masaüstümüz olmasıda gerçekten çok güzel bir şey. Bir pencereyi oraya bir pencereyi oraya açıyorsunuz hiç kafanız karışmıyor. O altta bu üstte şu kenarda dursun diye bir şey yapmak zorunda kalmıyorsunuz. Üstelik masaüstleri arasında geçiş yaparken kullanılan efektler de çok güzel uygulanmış.Hangisinden geldiyseniz o renkli diğeleri siyah beyaz, ona geçerseniz o da renkliye dönüyor. Önemsiz bir ayrıntı neden bahsettim bilmiyorum ama benim hoşuma gidiyor.

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Şu sol üstteki butonun ne olduğunu çok merak etmiş olabilirsiniz. Bu hızlı başlat tuşu gibi bir şey windows’daki başlat gibi ama daha kolay erişim sağlıyor. Uygulamalar türlerine göre sınıflandırılmış. En son kullandıklarınız , yeni indirilenler gibi türlerde sınıflandırılıyor uygulamalarınız ve dosyalarınız.

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Ve Ubuntu’nun en güzel özelliklerinden bir tanesi, mesela bilgisayarda takılıyorsunuz, bir dostumuz geldi “bir dakika versene bir şeye bakmam lazım” dedi. E tabii “olmaz.”,”veremem.” gibi şeyler söylersek bizi “öküz” diye tanımlamaktan geri kalmayacaktır dostumuz. Eğer “vereyim ama dur oturumu kapatayım sen ziyaretçi oturumuna gir.” dersek bu seferde bir şeyler sakladığımız ya da görmesini istemediğimiz şeyler olduğunu anlayacak. Bu gibi acil durumlar için sinsice ziyaretçi oturumuna geçmenizi sağlayan bir yol var Ubuntu’da. Hemen sol üstte kullanıcı adımızın yazdığı bölüme tıklıyoruz ve oradan “Konuk Oturumu” na basıyoruz ve Ta daa! hiç oturum kapat aç yapmadan oturum değiştirme ekranıyla karşılaşmadan oturum değiştirmiş oluyorsunuz. Ve bütün kişisel dosyalarınız diğer oturumda olduğunundan arkadaşımız kendi işini görüp gidiyor. Siz de ne yalan söylüyorsunuz ne öküzlük yapıyorsunuz.

Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar. Ubuntu kullanmak istiyorsanız kaynaklar:

Ubuntu Resmi Web Sayfası

Resmi Olmayan Ubuntu Türkçe Destek Sayfası

İşte benim kızım

Size çok güzel bir bayanı taktim etmekden onur duyuyorum.Benim biricik kızım Şeker.Kendisi çok uslu olmakla birlikte çok da düşüncelidir.Geceleri gelir yanıma yatar,sabahları koşarak yatağa atlayıp günaydın okşaması ister 😀 Tek isteği sevgi bu bayanın.Ne yem ister ne su ister.Koymayı unutmuşsak sabreder hiç gelip şikayet etmez 😀 Yanında soğan kesilince gözleri sulanır ama yinede soğana yaklaşmaktan kendini alamaz.Çok titizdir.Bir parça et yesin arkasından bir saat her tarafını pırıl pırıl yapana kadar yalanır 😀 Tüylerini ters yöne okşarsanız yada kirletirseniz kızar elinizi ıssırır.Güzelliğinden taviz vermez 😀 Ders çalışırken gelir kucağıma oturur sonrada bana yastık muamelesi yaparak yumuşatmaya çalışırken canımı yakar bende üzülmesin diye acıdan yüzümü buruştururken soru çözmeye çalışırım.He birde çok hanımdır patilerini toplayarak oturur öyle öküz gibi yayılmaz.Ben biigisayar başında yazı yazarken gelip önümde durmaz yandan izler yada yanımdaki tabureye oturur ve katiyen monitörün önünden geçmez.(Bir çok kadının bir türlü anlamayı başaramadığı şeylerden birisidir ekranın önünden geçmenin yanlış bir şey olduğu.)Kısaca bu yani Şeker hanımla ailevi ilişkilerimiz.Kendisini Facebook’u da var ama pek girmiyor 😀 Facebook