Seks üzerine

Son zamanlarda insanların hayatı cinsellik üzerine kurulmuş. Hatta bir çoğunuz başlıkta “seks” yazdığı için bu yazıyı okumaya niyetlendiniz. Herkes bunun üzerinden düşünüyor. Sadece erkekler de değil kadınlar da aynı durumda. Eskisi gibi normal, sevyeli ve ağırdan alınan ilişkiler gibi değil hiç bir ilişki.

Müzik her zaman hayatın bir parçası olmuştur.(Büyücülük sanıldığı zamanlarda bile!) Her zaman yaşanan dönem hakkında tarihçilere kaynak olmuştur. Zaten eski müzik ile şimdiki müzik arasında dağlar kadar fark olduğunu hepimiz görebiliriz.

Eski ve çok güzel bir şarkı. Gayet masum geliyor kulağa. Şimdiki şarkılara bakın bir de ne açarsak içinde seks geçiyor. Sözlerinde olmasa bile klibinde kesin bir gönderme çıkıyor. Alın bir de bu şarkıya bakın:

Sexy Bitch (feat. Akon) by David Guetta on Grooveshark

Nasıl bir evrimdir nasıl bir şeydir bu anlamadım. İnsanlar eskiden “aşk” dediklerinde “aşk”ı kastederlerdi. Şimdi ise “Aşk” diyince “seks”i kastediyorlar. Karşıdaki için de sorun olmuyor çünkü o da öyle algılıyor.

Sonra bir de isyan ediyorlar “Kadınlar cinsel obje oldu!” diye. Olur tabi. Yavaş yavaş erkekler de olmaya başladı zaten. Bir de bu isyankârların Hristiyan düşmanı versiyonları var. “Hep o gavur icatları bizim ülkemizi böyle yaptı! G-string’miş. Nerden çıkardınız başımıza saçma sapan şeyleri. Amerika’nın oyunlar hep bunlar.” Zaten sonuna Amerika’nın oyunları eklenmezse olmaz o cümle, yarım kalır.

Victoria’s Secret gibi seksi ürünler üreten giyim firmaları nasıl kazanırdı yoksa. Avon gibi kozmetik firmaları kadınların vücutlarını daha güzel pardon “güzel” diyen kalmadı pek artık, daha seksi göstermek için “gerekli” ürünleri satarak kazanıyorlar.Parfümler, ayakkabılar, çoraplar bile aynı. Düşünün daha neler bulacaksınız…

Eskiden insanlar arkadaş olmak için bile arkadaşlık teklif ederdi. Ciddi ciddi arkadaşlık teklifi diye bir şey vardı ya. Giderdin elin titreyerek “Arkadaş olabilir miyiz?” derdin. Şimdi öyle mi git telefonu uzat hiç bir şey demeden numarasını girer kız.

Böyle ilişkiden olan evlilik de boka sarar tabi. Boşuna boşanmıyor şimdikiler. İnsanlar hayatlarını daha güzel şeyler üzerine kursalar daha sağlam temelleri olmaz mı? Ressam ol resim için, müzisyen ol müzik için, yazar ol edebiyat için YAŞA. Ama adam gibi mutlu yaşa. Aç kal, açıkta kal yine de mutlu olacaksın.

Baksanıza bu yazıyı yazarken bile karşılaştığım video:

İki Kişiyle Yapılan Bir Şey – Seks paylaşan: cezmikalorifer

Bu nasıl bir şeydir, nasıl bir programdır. Medenileşmenin bu kadarı(!) Ulan ülkede hala evrimin gerçekliğini kabul etmeyenler var. Biz anca bu yönden medenileşiriz. Mehmet Ali Erbil’i de hiç sevmem zaten. Sevyesiz herifin tekiydi her zaman.

Artık kadınlar için normal pantolonlar yok mesela hep daracık. Topuklar bir karış. Ve bunların hepsi de sağlık için zararlı şeyler. Ne gerek var ayağını büküyorsun saçma ayakkabının içinde. Kendin olsana. Normal halinle seni seven birisi gelirse işte o içten seviyordur. Makyajlı halinle gerçek aşkı arıyorsun bir de. Lan önce sen gerçek yüzünü göster, boyasız olanı…

Aaah ah. Durun bakalım nereye gidiyoruz.

Önyargıların zararları

İnsanlar bazen yeniliklere aslında her şeyin sonunu getirecek şeymiş gibi bakabiliyorlar. Bazen ise bunun zaten beş para etmez bir şey olduğunu savunuyorlar. İnsanlar yeniliğe düşmandır.İlk Iphone çıktığında bile herkes “Yaa çok saçma yaa mesaj yazılmaz onunla, o yapılmaz bu yapılmaz.” dedi herkes ama şimdi bakıyoruz herkesin elinde dokunmatik telefonlar.(Ben hariç 😀 ) Hala inat edenler var gidip Blackberry alıyor onlarda. Yakında zaten anlayacaklar çok saçma olduğunu. İşte geçmişte bir gün başka insanlar da sizin gibi düşünmüşler ve çok fena yanılmışlar. Onlardan bir kaç alıntı yapacağım burada:

  • “Radyonun geleceği yok.” -Lord Kevin, İskoçyalı fizik alimi
  • “Artık yeni hiçbir şey yok. İcat edilebilecek her şey zaten icat edildi.” Charless H. Duell, Amerikan Patent Dairesi Başkanı 1899
  • “Denizaltıların savaşta ne işe yarayacağını anlayamadım. En fazla, mürettebatın boğularak ölmesine neden olabilir. H.G. Wells
  • “Atlar her zaman kullanılacaktır.  Otomobil ise ancak geçici bir moda olabilir.” Henry Ford’un talebi üzerine otomotiv sektörünün geleceği konusunda ekspertiz veren bir banka müdürü, 1903
  • “Uçaklar hoş oyuncaklar, ama askeri bir değerleri yok.” Moreşal Ferdinand Foch, I. Dünya Savaşı’nda Fransız Orduları Başkomutanı, 1911
  • “Artistlerin konuşmalarını kim duymak ister ki?” Harry M. Warner, film endüstrisi yöneticisi. (Belirttiği görüş o sıralarda yeni icat edilen sesli film üzerine) 1927
  • “Televizyon en geç altı ay içinde piyasadan silinecektir. İnsanlar her akşam böyle bir kutuya bakmak istemezler. Daryik F. Zanuck, Twenty Century Fox’un başkanı, 1944
  • “Sound’larını beğenmedim, ayrıca gitar gruplarının modası geçti.” Decca Record Plak Firması’nın bir yöneticisi. Söz ettiği grup Beatles, 1962
  • “İnsanların evlerinde bilgisayar bulundurmaları için her hangi bir neden göremiyorum. Kenneth Olsen, Digitals Equipment Corp.’un (bir bilgisayar firması) başkanı, 1977
  • Bence belki de Beş bilgisayarlık bir Dünya pazarı var..IBM Başkanı Thomas Watson Sr. 1943
  • Bilgisayarlar gelecekte belki sadece 1,5 ton ağırlığında olacaklar..Popular Mechanics Dergisi 1949
  • İnsanların evlerinde bilgisayar bulundurması da ne demek? Bence hiç kimsenin evine bilgisayar sokmak için herhangi bir geçerli nedeni olamaz..DEC Şirketi Başkanı Ken Olson 1977
  • 640 KB herkese yeter.. Bill Gates 1981 (Hotmail’deki kapasite ile ilgili)

Sanırım artık sözlerinize daha fazla dikkat edersiniz. İşin ucunda rezil olmak var. 😀

Starcraft Frontline (Ön Cephe) Çizgi Roman!

Dün bir kitapevinde dolaşırken gördüm. Çok şaşırdım birden hayatımın oyununun çizgi roman yapılmış olması çok hoşuma gitti. Üç ciltlik seriyi hemen aldım. 😀 Gerçi okumaya pek zamanım yok ama daha sonra okurum. Dursun şimdilik. Ama anladığım kadarıyla çizgi roman’da oyunun hikayesi anlatılmıyor daha değişik kişilerin hikayeleri geçiyor. Bir kaç Kerrigan resmi gördüm ama mesela hiç Jim Raynor bulamadım. İnşallah devam serisinde çıkartırlar. Siyah beyaz olması biraz kötü ama olsun Starcraft olan her şey güzeldir. 😀 Starcraft için çalışıp da developer olmayı yeğlerdim.

Ben bu oyunu bayağı küçük yaşta aileye soktum. Sonra bütün kuzenlere filan yayıldı. Ailecek sevdiğimiz bir oyuna dönüştü. 😀 Tahminen bir 10 yaşında filandım ben ilk Starcraft oyunumu aldığımda. Aldığım anı bile hatırlıyorum böyle oyun yüksek bir raftaydı üstünde klasik Gundam Marine pozunu vermiş görkemli şekilde ileriye bakıyordu. Babama gösterdim istedim. Sağolsun aldı. Hatta o kutu bile duruyor. Ama sanırım öndeki fotoğrafı kayıp. Yine de kutusu ve orjinal CD’si hala duruyor çekmecemde. Daha sonra Starcraft II çıktı balıklama aldım onuda Collector’s Edition olarak. 😀  Kuzenler almadılar nedense. Zevksiz insanlar. 😀 Yazın oynamaya başlayacağım tekrar. Çok özledim be oyun oynamak denen şeyi.

14 Şubat nedir yahu?

Evet. Bu önemli günde bu güzel başlığıda biricik sevgilime atfediyorum. Demek isterdim ama ne yazık ki:

Sevgili mi ? Ne sevgilisi? Nasıl bir şey ki bu? Yeşil mi? 😕

Aah ah millet sevgilisiyle geziyor tozuyor biz dershane – ev – dershane üçgeninde bir o yana bir bu yana savruluyoruz. Ne olacak bizim bu halimiz. Yalnızlar olarak tarihe adımızı yazacağız sanırım. Bilmem. Belki de böyle daha güzeldir lan. Rahat yani. Kimseye hesap vermiyorsun, kimsenin çenesini dinlemiyorsun. “O kız kim?” “Bu kız kim?” tarzı sorunlarımız da yok. Daha iyisi :

-Sen demin yanımızdan geçen kıza mı bakıyordun?
-Hangi kıza? (soruya soruyla karşılık vermek. Klasik erkek taktikleri 😀 )
-O, demin geçti ya mavi mini etekli, uzun boylu, sarışın olana. (Sen de benden çok süzmüşün be kadın!)
-Yoo. Öyle biri mi geçti ki? (diyerek arkaya bir kez daha bakılır. bkz: Fırsattan istifade 😀 ) Hani? Yok ki. Gitmiş. 🙄
-Oldu o zaman Çağdaş.

gibi muhabbetlere girmek ve genelde bu konuşmanın arkasından gelen triplere katlanmak zorunda değilsiniz. Hem hediye almak gibi bir zorunluluk da yok. 😀 Böyle düşünüp de kendini rahatlata bilirsin enazından. Parasızlıktan telefon alamayıp da “Zaten yeniler daha çok radyason yayıyormuş. Steve Jobs neden kanser oldu sanıyorsun? O Iphone’lar la oynaya oynaya yedi radyasyonu yedi radyasyonu sonu böyle olur tabi.” demek gibi. 😀

Üzülme üzülme sana da birisi bulunur elbet. Hem bu insanlar acaip. Yolda görüyorsun öyle tipsiz öyle biçimsiz insanlar var ki “Ulan bununla kim evlenir yahu kesin evde kaldı.” diyorsun sonra yanına kocası geliyor. Bunu söyleyince de “Neden ki? Bence önemli olan iç güzelliği.” diyorlar. Derler. Merak etme sen. Yalandan kim ölmüş. Onlar ya tipsiz görmemişler ya da potansiyel aşıklarını arttırmaya çalışıyorlar. Yani öyle saçma tiplerin sevgilisi kocası yada karısı olabiliyorsa seninde olur canım, ağlamana gerek yok git aynaya bak. En azından dişlerin var. 😀

Ne yani şimdi manitam yok diye burada manitası olanlara saldırdığımı mı düşünüyorsunuz? Yok canıım ne alaka. İstesem ben de bulurum yani çok da zor değil. Tanıyan bilir hem. 😀 Şu sene zaten meşgulüm sınav bitsin yaparız, sınav bitsin ederiz, sınav bitsin gideriz demekten bıktım ama sınav bitsin bakarız.

He. Unutmadan sevgilisi olmayan eziklerin manitalar gününü kutluyorum. Hepsine bir sene daha zaman veriyorum seneye kadar da bulamazlarsa kutlamam ona göre.[Selin hanım da bu toplumun yalnız bireylerine dahildir. Başımın etini yemeyiniz. 😀 ] Fazla ağlamayın. Yorumlarınızı da esirgemeyin.