Sübliminal Mesaj

Bakın işte Amerika’nın oyunları:

facebook sübliminal sex

Abi manyak mısınız? İşsiz misiniz nesiniz anlamadım. Millet işi gücü bırakmış nereden bir şeyler bulup sübliminal mesaj diye yayınlarım diye kıçını yırtıyor. Allah aşkına bu nedir ya. Adam bir dünya üzerine bir kaç karakter koymuş birbirlerine bağlandığını anlatmak için çizgiler çizmiş, manyağın biri de çıkıp üzerine noktaları birleştirip sex yazmış sonra bunu sübliminal mesaj diye yayınlıyor. Şuna bakın bir de:

sübliminal-mesaj_250651

Bu ne şimdi. Yemeksepeti reklamı. Ne oluyor işte her türlü yemeği bulabileceğiniz bir site olduğunu anlatmak için bir kaç garson farklı mutfakların yemeklerini sunuyor. Vee bizim işsiz ve gereksiz dostlarımız oturup inceliyip ne bulmuşlar. Ulan adam tabak tutuyor be! Manyak mısınız nesiniz paranoyak olmuşsunuz. Al bir tane daha:

sübliminal uçak google

Bu fotoğraf ile ilgili uludağ sözlükte geçen metin:

Terbiyesiz gayrimüslimlerin son icraatı olsa gerek. şoklardayım şu an. daha önceleri de yapıyorlardı ama bu kadar belli etmiyorlardı. google sayfası açılır açılmaz uçağın sol kanadının kafamızdaki erkek cinsel organı fotoğrafıyla bire bir örtüştüğünü görebilirsiniz.

Evet nedense ben göremedim. Yani sözü edilen “erkek cinsel organı”ndan bende de var ve neye benzediğini gayet iyi bildiğime inanıyorum. Ama bu yazıyı yazan adam ne biliyor, ne düşünüyor anlamadım.İşsizliğin canlı kanıtısınız. Ya da kafasında sürekli erkek cinsel organı düşünen insanlar var ki her şeyi ona benzetiyorlar. Adamın aklından çıkmıyor ki. Başka bir “sübliminal mesaj” fotoğrafı göstermem gerekirse:

sübliminal atatürk

Bu ne şimdi. Mantıklı mı yaptıkları? Başarı mı bu yani? Böyle yaparsanız adamlar tabii bir daha doodle oluşturmazlar Atatürk için. Oluşturuyorlar, kıçınızı yırtıp adamın sırtında sex yazısı buluyorsunuz. Bu sefer de sadece bir gül koydular yine isyan ettiniz. Son bir resim daha:subliminal-mesajlar-1

Adam bir de yazmış “Yazıya dikkat diye. Ulan bu sübliminal mesaj değil ki adam açık açık yazmış. Dalga geçmiş. Ne diye bunu sübliminal mesaj diye millete yayıyorsunuz. Birisi atmış ortaya sübliminal mesaj diye bir şeyi ortaya bin deli peşinden koşuyor.

Bırakın artık şu işleri de kendi işinize bakın adam gibi bir şeyler başarın. Milleti yereceğinize “Orasında bu mesaj var, burasında sübliminal var.” diye, çıkın kendiniz bir şeyler yaratın da reklamını yapın. Koskoca Disney’e Google’a oturduğun yerden “Aaa pis gavur ne koymuş oraya” diyeceğinize. Hani dediklerinin doğru olma ihtimali bile olsa bu iddalarla kimseyi çürütemez ya da yok edemezsin. Beğenmiyorsan adam gibi rakip çıkar. Ya da git Yandex kullan, Bing kullan…

Şikayet ve Tebrik

Bu ülkede insanlar sadece şikayet etmeyi biliyor. Şikayet etmek kolay tabi, bir şeyleri düzeltmeniz yada utanmanız gerekmiyor. Ama iş tebrik etmeye gelince kimse yok ortalıkta. Neden hizmet kötü olduğunda arayıp milletin anasına söverken, iyi olduğunda arayıp tebrik etmiyorsunuz. Tebrik alırlarsa iyi hizmete devam eder insanlar.

Mesela geçen gün pizza sipariş edecektim, sıkıldım bu klasik markalardan dedim değişik bir yerden sipariş vereyim. Neyse farklı, adı duyulmamış bir yerden sipariş verdim ve hayatımın en güleryüzlü kuryesi geldi. 😀 Adam normal saygılı bir şekilde teslim etti pizzayı, aldı parayı gitti. Bambi falan olsa adam suratına bakmıyor. Kafana fırlatacak utanmasa.

Neyse yedim yemeği aklımdan geçirdim “ulan acaba arayıp tebrik etsem mi?” diye. Sonra aramaya karar verdim aradım da. Telefonu açanlarda gayet nazik konuşuyorlardı tebrik ettim yetkiliyi isteyip. Daha sonra sipariş vermeye devam ettim yeni çalışanlar falan aldırlar yeni alınanlarda nazik aynı şekilde.

Bu hafta da sipariş vermiştim, normalde orta boy söylerdim dedim bu sefer büyük olsun bakalım. Büyük söyledim ama bir pizza geldi orta boy kutusunda açtım baktım ortaboydan bile daha küçük. Aradım söyledim dedim bu nedir ortaboydan bile daha küçük diye. Adam “işte hamurla ilgili bir sıkıntımız var da ondan böyle efendim.” dedi. Neyse tamam dedim kapattım. Tam pizza bitti kapı çaldı pizzacı geldi dediki “benim size getirdiğim pizza ortaboymuş karışıklık olmuş, para üstü getirdim” dedi. Ulan Burger olsa Bambi falan olsa var ya nah getirirdi onu. Bu yüzden adamlar hakediyorlar saygıyı da aldıkları parayıda.

Eğer güleryüzlülüğü sürdürürlerse bence çok büyüyebilirler. Tebrik ediyorum kendilerini.

Web sitelerine daha güzel bir tasarım gerekli aslında ama şimdilik idare eder.

http://www.pizzahits.com.tr/

Nerdeeen, nereye…

Çok erken doğmuşum diye düşünüyorum bazen. Ben doğduğumda daha bilgisayarlar emekleme aşamasındaydı. Her ne kadar erken yaşta başlamış olsam da bilgisayar kullanmaya yine de şimdikiler kadar hızlı değildim. Keşke daha erken doğsaydım da teknolojinin sınırlarını nereye kadar genişleteceğini görme fırsatım olsaydı. Evet daha çok zamanım var biliyorum ama yine de ben öldükten sonra da bir sürü şey geliştirilecek. Aklımızı başımızdan alacak ürünler üretilecek. Birisi ben ölene kadar ölümsüzlüğü bulamazsa ya da Dünya’nın sonu gelmezse mutsuz öleceğim gibi geliyor.

Bari ben yaşayamıyorum, adım yaşasın. Ben yaşamış ve ardından yok olmuş sıradan bir insan olmak istemiyorum. Ben öldükten sonra da adım yaşasın istiyorum. Biliyorum, size YGS Türkçe sorularındaki paragraflar gibi geliyor bu ama bunu gerçekten istiyorum. Belki de sıradan çocuksu bir düşünce olduğuna inanıyorsunuz. İstediğinize inanın. Hayattaki amacım yararlı bir şeyler yapmak. Neden bunu söylediğinizde insanlar size hayalperest, aklı havada ya da deli muamelesi yapıyorlar anlamıyorum. Ama kalıcı olmayı başaranlar zaten sıradan insanlara göre farklıdır ve insanlar kendilerinden farklı olanları “Deli” diye damgalamaya alışmışlardır.

Ben bu blog’u neden yazıyorum? Şu aşamada hiç bir şey üretmiyor olsamda en azından “bende varım!” demek istiyorum. Bende yaşıyorum. Etrafınızdaki sıradan insanlara bakın, kız peşinde koşan erkekler, erkeklerin dedikodusunu yapan kızlar, evde oturup kocakarı programları izleyen insanlar, iş yok diye yan gelip yatanlar, sırf bir işe girip çalışmak istemediği için boş boş takılıp baba parası yiyenlerle dolu etrafımız.

Başkasının parasıyla yaşamak, ki bu babanın parası bile olsa, çok rahatsız edici değil mi sizin içinde ? Siz kendinizi aciz hissetmiyor musunuz? Resmen üzerimde bir eziklik varmış gibi hissettiriyor bu bana…

Ölmekten hiç bir zaman korkmadım, tek korktuğum yok olmak.

Leonardo da Vinci deliyse, Steve jobs deliyse, Einstein deliyse, Galileo Galilei deliyse, Darwin deliyse, Larry page ve Sergey brin deliyse, Bill gates deliyse, Steve wozniak deliyse Evet, bende deliyim!

Delilikle dahilik arasındaki ince çizgide yürümeye çalışıyorum ama sorhoş gibiyim, çizgiye basamıyorum…

Vejetaryenlik Hakkında

Vejetaryenlik hakkında hazırladığım yazı yeni bitti. Yeni sayfa olarak ekledim. Buyrun okuyun öğrenin. Buradan ya da yukardaki menüden ulaşabilirsiniz. Hep kendinizi düşünmeyin.

Omlet mi yaptım ben ?

Az önce hayatımın ilk tek parça omletini yaptım!Daha öncekilerin hepsi karman çorman olmuştu 😀 hatta gaza gelip havada bile çevirdim 😀 Afiyetle de yedim gayet iyiydi.Ama daha önce hiç denemeden önce derdim ki”Ne var yemek yapmakta bak internetten yap işte”ama yok öyle değil öyle düşünmeyin 😀 o öyle değil işte bayağı yetenek istiyor.Her konuda bir numarayım God damn it Jimmy! 😀