Yeni LYS düzenlemeri ile ilgili yayınlanan Kitapçık (İndirin)

Arkadaşlar biliyorsunuz, sınava iki hafta kala sınav sisteminde değişiklik oldu. Artık anadolu liseleri sırf anadolu lisesi oldukları için puan alamayacaklar. Anadolu lisesinde okuyan arkadaşlarım adına üzülsemde bence bunun yapılması gerekiyordu. Çünkü insanları baştan ayıklamış olmanın anlamı yok. OKS yi kaybeden LYS’yi de baştan kaybediyordu. Artık şartlar biraz daha eşitlendi. Tabii öğretmenlerin kalitesinde farkları saymazsak. Neyse fazla konuşmayayım buyrun ÖSYM’nin dün yayınlamış olduğu sınav düzenlemeri ile ilgili kitapçık:

İndirmek için tıklayın.

Nerdeeen, nereye…

Çok erken doğmuşum diye düşünüyorum bazen. Ben doğduğumda daha bilgisayarlar emekleme aşamasındaydı. Her ne kadar erken yaşta başlamış olsam da bilgisayar kullanmaya yine de şimdikiler kadar hızlı değildim. Keşke daha erken doğsaydım da teknolojinin sınırlarını nereye kadar genişleteceğini görme fırsatım olsaydı. Evet daha çok zamanım var biliyorum ama yine de ben öldükten sonra da bir sürü şey geliştirilecek. Aklımızı başımızdan alacak ürünler üretilecek. Birisi ben ölene kadar ölümsüzlüğü bulamazsa ya da Dünya’nın sonu gelmezse mutsuz öleceğim gibi geliyor.

Bari ben yaşayamıyorum, adım yaşasın. Ben yaşamış ve ardından yok olmuş sıradan bir insan olmak istemiyorum. Ben öldükten sonra da adım yaşasın istiyorum. Biliyorum, size YGS Türkçe sorularındaki paragraflar gibi geliyor bu ama bunu gerçekten istiyorum. Belki de sıradan çocuksu bir düşünce olduğuna inanıyorsunuz. İstediğinize inanın. Hayattaki amacım yararlı bir şeyler yapmak. Neden bunu söylediğinizde insanlar size hayalperest, aklı havada ya da deli muamelesi yapıyorlar anlamıyorum. Ama kalıcı olmayı başaranlar zaten sıradan insanlara göre farklıdır ve insanlar kendilerinden farklı olanları “Deli” diye damgalamaya alışmışlardır.

Ben bu blog’u neden yazıyorum? Şu aşamada hiç bir şey üretmiyor olsamda en azından “bende varım!” demek istiyorum. Bende yaşıyorum. Etrafınızdaki sıradan insanlara bakın, kız peşinde koşan erkekler, erkeklerin dedikodusunu yapan kızlar, evde oturup kocakarı programları izleyen insanlar, iş yok diye yan gelip yatanlar, sırf bir işe girip çalışmak istemediği için boş boş takılıp baba parası yiyenlerle dolu etrafımız.

Başkasının parasıyla yaşamak, ki bu babanın parası bile olsa, çok rahatsız edici değil mi sizin içinde ? Siz kendinizi aciz hissetmiyor musunuz? Resmen üzerimde bir eziklik varmış gibi hissettiriyor bu bana…

Ölmekten hiç bir zaman korkmadım, tek korktuğum yok olmak.

Leonardo da Vinci deliyse, Steve jobs deliyse, Einstein deliyse, Galileo Galilei deliyse, Darwin deliyse, Larry page ve Sergey brin deliyse, Bill gates deliyse, Steve wozniak deliyse Evet, bende deliyim!

Delilikle dahilik arasındaki ince çizgide yürümeye çalışıyorum ama sorhoş gibiyim, çizgiye basamıyorum…

Yazılım Mühendisliği

Ahh. Biraz bakayım dedimde şu yazılım işini yine heyecanlandım. Keşke şu gereksiz kimya derslerini bıraksakda istediğimiz şeyleri öğrenebilsek. Şu sınavı kazanayım zaten yazın başlıyorum program yazmaya. Sonra da sabah akşam kod yazarım kimse de karışamaz keyfime. İnsanın ders çalışası geliyor hedeflerini düşündükçe. Gerçekten bak istesen dene. Ne istiyorsun? Eğer bir hedefin varsa git internette onunla ilgili araştırma yap biraz hemen içinden “Ulan şu sınavı atlatsakda hemen başlasak üniversiteye.” diyeceksin. Sonra da ders çalışasın gelecek. 😀 Bak ben iki tane android sitesine baktım hemen çalışasım geldi. Hadi ben hevesim kaçmadan çalışmaya gidiyorum. Size de kolay gelsin. 😀

Ne yaptın sen yeavrum?

Yahu test çözmemize herkes mi karşı 😀 Kahve almaya kalkıyorum bir dönüyorum şeker hanım yerimi kapmış. Birde uykulu uykulu gözlerini kırpıştırıyor. Diğer arkadaşda böyle gelip löp diye testin üstüne oturuyor. Sanki hiç bir şey yokmuş gibi rahat rahat uzanıyor. 😀 Ama yinede seviyorum kerataları.

Masamda bir garip biliyorum. Ama kalemim kalitedir. 😀 O arkadaki kırmızı kalemi fark edip “Oha adam lise 4 olmuş hala kırmızı kalem kullanıyor.” demeyin ama evet kullanıyorum. Ne oldu zoruna mı gitti? 😀  Bence çok mantıklı silinemeyen kalemi ne yapayım. Önemli olan hatalarının farkına varıp onları düzeltmek. Halı altına toz silkeler gibi üstünü karalamakla olmaz yeğen. 😀

Özledim!

Bazı şeyleri gerçekten çok özledim. Şu sınav dönemine girdiğim günden beri sırf sınav yüzünden yapamadığım o kadar çok şey var ki. Oyun oynamayı özledim! Gezmeyi, tozmayı özledim! İstediğimi yapmayı özledim! Arkadaşlarımı özledim! Dostlarımı özledim! Keşke hep eskisi gibi olsaydık. Keşke bizim işimizde herkesinki gibi haftasonları ve mesai saatleri dışında tatil olsaydı. Ama şu yaptığımıza bakın! Okulu biter dershanesi bitmez, dershanesi biter ödevi bitmez, ödevi biter tekrarı,testi bitmez. Ne saçma bir şey oldu çıktı bu ya.

En çok özlediğim şeylerden birisi neymiş biliyor musunuz. Dün doğum günümde kuzenim “gel psp oynayalımda sana bir çakayım.” dedi bende “Aman, bugün doğum günüm hadi oynayalım lan ama ağlamak yok. :D” dedim. Oynamaya başladık o sırada Melis oradan bir şey dedi ama oyunu oynamak zorunda olduğum için bakmadan dinlemek zorunda kaldım o da yarım yamalak oldu.Arkadaş bana dinlemediğim için kızmaya kalkınca bende dedim ki “Dur bir dakika ölücem şimdi!” işte o an bu cümleyi ne zamandır kurmadığımı fark ettim. Çok değişik bir histi. “Öleceğim. Bir dursana yahu!” dediğim günleri özledim. 🙁 Kim bilir ne zamandır oyun oynamıyorum. Oyun oynamamakla birlikte bunun yerine yapacak başka şeyler bulduğum için yinede puanlarımı yükseltemiyorum. Böyle işe sıçayım ben. Koskoca StarCraft 2 Collector’s Edition ‘ım var ama yükleyemiyorum bile. Yüklersem sürekli oynamak isteyeceğim. Oynamasam bile kafam sürekli onda olacak. Artık biraz eğlenmek istiyorum ya. Eğlenemiyorsam bile eğlenemediğime değsin istiyorum. Çok mu şey istiyorum ! He bir de Allah ösym’nin belasını versin istiyorum.