Android İçin Uygulama Geliştirmek

Ee artık kışın yaptığımız planları hayata geçirme vakti geldi de geçiyor değil mi? Android için uygulama yazmaya kararlıyım. Bir kitap sipariş ettim bakalım neler yapacağız. Güzel fikirlerimde var aslında. Ama önce dili öğrenmem lazım. 🙂 Pek zorlanacağımı sanmıyorum yine de her şeye hazırlıklıyım. 😀 Yani Android uygulamalarını gördükçe heyecanlanıyorum. Bazen “Lan bu benim aklıma gelmişti yaa!” dediğim de oluyor ama her zaman bulunacak daha iyi fikirler mevcut. 😀

Bu aşağıda resmi olan kitabı satın aldım yakında gelir kargo. Kitapta Android 2 ve 3 diyor benim telefonum Android 4 ama zaten temeli öğrendikten sonra yapılan ufak değişiklikler beni etkilemez diye düşünüyorum. Buna alternatif başka kitaplarda vardı ama onlar hakkındaki yorumlar pek iştah açıcı değildi açıkcası. Bunun yorumlarını okudukça insan gaza geliyor yani 😀 

Android’i öğrendim mi sırada iOS var. Onda daha kolaymış diyorlar geliştirme yapmak ama bakıcaz. Bence Android’in potansiyeli daha yüksek. Uygulamaları geliştirmeye başladığımda adımları size haber vereceğim teker teker. 😀 Heyecanlanmayın dostlar.

Hadi bay.

Nezaket mi, İncelik mi?

Yeni okuduğum bir kitapta çok beğendiğim bir bölümü sizinle paylaşmak istiyorum:

Nezaketin yanında bir de incelik vardır. Bu, başkalarının hoşlanacakları bir şeyi yapmaktan, yani nezaketten biraz üstündür.
Nezaket, iyi,temiz ve insancıl bir düşüncenin sonucudur. ve bunu candan isteyen herkes, kültürü, bilgisi, ve zakası ne olursa olsun şu veya bu şekilde nazik olmayı başarabilir.
İnceliğe gelince; bu, iyi temiz ve insancıl düşüncelerin yanında kültür ve zekaya da ihtiyaç gösteren bir davranıştır. Nazik olan şahsın incelik gösterebilmesi, iyi, güzel ve yerinde bir buluş yapabilmesi, hazırcevap olabilmesi, yani kafasını bu yünde çok çabuk işletebilmesi ile mümkündür. İşte bir kaç örnek:

  • Zengin bir ailenin oturduğu bir evin banyo dairesindeki musluklar bozulmuş. Evin hizmetçisi eskiden beri bu işi yapan tesisatçıya telefon ediyor ve bir usta göndererek muslukları tamir ettirmesini rica ediyor. Ustanın başka işi vardır. Ancak bir kaç saat sonra gelebiliyor. Hizmetçi kapıyı açıyor ve ustayı tanıdığı için, “İkinci kattaki banyo dairesine çık.”, diyor, “Bütün musluklar su kaçırıyor.”Usta banyo dairesine gidiyor, kapıyı açıyor, bir de ne görsün evin hanımı banyo yapmaktadır. Yalnız nazik bir adam olsaydı “afedersiniz hanımefendi” der ve kapıyı kapatırdı. Fakat o ince bir adam olduğu için kapıyı çekerken “Afedersiniz beyefendi.” diyor.
  • Güney Adalarına bir inceleme yapmak üzere giden bir gazeteci karı koca, yerlilerle beraber dik bir tepeye çıkıyorlar. Birdenbire gazeteci bayanın ayağı kayıyor ve aşağı yuvarlanmaya başlıyor. Bir de ne görsün, bütün yerliler kendilerini aynı şekilde tepeden aşağıya bırakıyorlar.
  • Japon İmparatoru ilk Avrupa seyehatinde İngiltere Kralı’nın konuğudur. Şerefine büyük bir ziyafet veriliyor. Meyveden sonra ellerin yıkanması için kristal kaplarda içinde bir parça limon bulunan su getiriyorlar. Japon İmparatoru farkında olmadan kabu dikiyor ve sutu bir yudumda içiyor. Bütün misafirler şaşırıyorlar, ne yapacaklarını bilemiyorlar. Tam o sırada İngiliz Kralı da kristal su çanağını eline alıyor ve içiyor. Tabii sofradakilerin hepsi de onu taklit ediyorlar.

 

Yazılım Mühendisliği

Ahh. Biraz bakayım dedimde şu yazılım işini yine heyecanlandım. Keşke şu gereksiz kimya derslerini bıraksakda istediğimiz şeyleri öğrenebilsek. Şu sınavı kazanayım zaten yazın başlıyorum program yazmaya. Sonra da sabah akşam kod yazarım kimse de karışamaz keyfime. İnsanın ders çalışası geliyor hedeflerini düşündükçe. Gerçekten bak istesen dene. Ne istiyorsun? Eğer bir hedefin varsa git internette onunla ilgili araştırma yap biraz hemen içinden “Ulan şu sınavı atlatsakda hemen başlasak üniversiteye.” diyeceksin. Sonra da ders çalışasın gelecek. 😀 Bak ben iki tane android sitesine baktım hemen çalışasım geldi. Hadi ben hevesim kaçmadan çalışmaya gidiyorum. Size de kolay gelsin. 😀

Ne yaptın sen yeavrum?

Yahu test çözmemize herkes mi karşı 😀 Kahve almaya kalkıyorum bir dönüyorum şeker hanım yerimi kapmış. Birde uykulu uykulu gözlerini kırpıştırıyor. Diğer arkadaşda böyle gelip löp diye testin üstüne oturuyor. Sanki hiç bir şey yokmuş gibi rahat rahat uzanıyor. 😀 Ama yinede seviyorum kerataları.

Masamda bir garip biliyorum. Ama kalemim kalitedir. 😀 O arkadaki kırmızı kalemi fark edip “Oha adam lise 4 olmuş hala kırmızı kalem kullanıyor.” demeyin ama evet kullanıyorum. Ne oldu zoruna mı gitti? 😀  Bence çok mantıklı silinemeyen kalemi ne yapayım. Önemli olan hatalarının farkına varıp onları düzeltmek. Halı altına toz silkeler gibi üstünü karalamakla olmaz yeğen. 😀