Lubuntu – Eski bilgisayarlar için Linux

Lubuntu bilindiği gibi Ubuntu üzerinden geliştirilen bir linux dağıtımı. Amacı ise eski ve yavaş makinalara hizmet etmek. Bende bu tarz makinalardan bol bulunduğu için hemen hemen her lightwheight linux dağıtımını denemişimdir. Ama şunu söylemeliyim ki en azından benim test ettiklerim arasından en iyisi Lubuntu çıktı. Kurulumu kolay ve gereksiz yazılımlar içermeden geliyor. Genelde herhangi bir Linux dağıtımını kurduktan sonra kurulu gelen paketleri kontrol ederken “bunu niye kurmuşlar istesem kurarım zaten, bu ne boş boş yer kaplıyor…” gibi söylenmekten kendimi alamıyorum.

Lubuntu’nun beğendiğim yanlarına gelecek olursak.

  • Sade ve kullanışlı arayüzü. (LXDE Arayüzünü kullanıyor.)
  • Gereksiz yazılımların kurulu gelmemesi.
  • Özelleştirme seçeneklerine bolca yer verilmiş olması.
  • Kullanımın basit ve anlaşılır olması.

Beğenmediğim yönleri ise,

  • Default browser olan Firefox’un bir lightweight işletim sistemi için yeterince optimize edilmemiş olması. Gereksiz yeni sekme ekranları ve efektler hala duruyor ve eski bir bilgisayar bunlarla pek başa çıkamıyor.
  • LXDE’den kaynaklı olsa da kapatma menüsü gerçekten çirkin.

Her ne kadar bir kaç kötü yanı olsa da bu külüstür makina da bu blog gönderisini girebilmemi sağlamakta gerçekten başarılı. Puppy Linux kadar değil ama tam kararında ne görünüşü çok bozmuşlar ne de sistemi çok zorlamışlar.

lubuntu x32

Yıldız Teknik Üniversitesi 8. İLTEK Günleri

Merhaba arkadaşlar. Uzun süreli bir aradan sonra tekrar beraberiz. 😀 Sizlere başlıktan da anlayacağınız üzere YTÜ 8. İltek Günleri hakkında bilgi vermek ve başımdan geçenleri anlatmak istedim. Program şu şekildeydi:

135293_588962581132738_1798074455_oBildiğiniz gibi ben Namık Kemal Üniversitesi’nde okumaktayım. Bana da bir arkadaşım söyledi “Böyle böyle bir etkinlik varmış. Katılalım mı?” diye. Biz de olur dedik. Organizasyonu hazırlayan kişiler ile görüştük. Hazırlanıp 18 Mart akşamı yola çıktık. Bir kaç aktarma ile Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından İltek katılımcıları için ayrılmış HOSTEL’e geldik. Hostel terimini ilk kez duymak ile beraber odamıza giremedik. Bir saat boyunca kapıda bekledik ki kapıyı açabilsinler. En sonunda anlaşıldı ki yanlış odaya girmeye çalışıyormuşuz. Ve bunu -hani,tamam biz anlamadık- hostel çalışanları da anlamadılar ve bir saat boşu boşuna tornavida ve pense ile kapı açmaya çalıştılar. Neden anlamadılar peki? Çünkü kapıda numara yazmıyor!

Neyse sonunda anladılar yanlış anahtar olduğunu ayarladık odaları. Odaya girince bizi daha farklı sürprizler bekliyordu. Örneğin 10 kişilik odada 3 tane priz olması bizi gerçekten şaşırttı. Gidip kendi çabalarımız ve ricalarımız ile bize 7 Priz ‘e yükseltebildik sayıyı.(Şanslıyız ki 2 kişi gelmedi. Böylece biraz daha rahattık odada.) Hava soğuktu gerçekten. Petek falan yanmıyordu. Hostel’in altı zaten bar tarzı bir yer müzik bangır bangır. Bir batteniye ve sanki kulaklıkla müzik dinler gibi uyduk o gece üşüyerek.

Akşamdan yapılan planlardan ötürü sabah saç yıkamak isteyenler belirli bir sıra ile saçlarını yıkadıktan sonra (Saç yıkamadan dışarı mı çıkılırmış yeaa.) kahvaltıya indik. Hostel dandik mandik ama olsun. Bim Malı olsa da mısır gevreği vardı.(Ulan gören Turist’de sanacak bu Türkler hep Bim’den yiyor.) Kahvaltımızı ettik hep beraber İltek Kafilesi olarak servislerimizin kalkacağı mekana yürüdük.

YTÜ Davutpaşa kampüsü’ünde servisimizden indik. Kayıt için için isim yazdırmamız gerektiği söyleniyor ama kimse ne zaman kayıt başlayacağından emin değil. En sonunda kayıt’da olduk ve giriş kartlarımızı aldık. Şöyle ki:

20130320_090447Keşke “Üniversitesi” kısmı da yazılmış olsaydı ama acele ile yazdı gönderdi oradaki ytü görevlisi. Neyse fazla takılmadık. (Hostel’in masa örtüsünü görebilirsiniz arka planda.) Kapıda elinde barkod okuyucu ile durmuş bir kaç öğrenci girişte barkodunuzu okuyor ve böylece kaç oturuma girdiğiniz sayılıyor. Ardından da eğer 10 oturuma girmiş iseniz buna göre sertifika veriliyor. (Ama sertifika verilirken bunlara dikkat edilmedi. Bir kaç bayan oturmuş isim söyleyeni yazdı verdi.) Ama zaten sertifika için de gitmiş değildik. Olmasa da olurdu. Sertifika sistemi ilgisi olmayanlarında gelmesini sağladı ve bu nedenle de salon da ara ara uğultular oluyordu.

İlk önce program’da da gördüğünüz gibi bir açılış konuşması yapıldı. Rektör falan sıkıcı konuşmalar yapıp geçtiler. Diğer konuşmalara 10 üzerinden puanlarım:

Turkcell Akademi:8/10
Cisco:7/10
Qualcomm:2/10
Yandex:9/10
Bilişim Paneli:9/10
Telekomünikasyon Paneli:8/10
Microsoft:8/10
IBM:8/10
Alcatel Lucent:7/10
Avea:6/10
Gerfawe:1/10
E-Ticaret Paneli:9/10
Turkcell Superonline:7/10
Fizy:10/10
Anel Grup:4/10
Akbank:7/10
Ericsson:6/10
Ceo Forum:8/10

Peki neden?

Çünkü Yandex ve Fizy çok samimi bir şekilde konuşmalarını yaptılar. Gençlik samimi davranan şirket ve kurumları daha çok sever. Daha şeffaf gelirler insanlara. İçi dışı bir. Gerfawe’e ne demeli? Arkadaş oraya sunuma gelmişsin. Takılan video ile gelinir mi? Ki bir de kendileri güya video tasarımcısı. Yani onu gördükten sonra kim onlarla çalışmak ister ki. Bir de staj için başvuru bekliyorlar. Onların bana başvurması lazım aslında. Açık kaynak kodu ben de destekliyorum en az onlar kadar. Ama sunum yaparken bir prova yapılır. Ben oradaki videoları bir kere izledim. Ama onu tasarlayan ekip en az 10 kere izledi. Onların görmediği eksiklikleri ben gördüm. Ki çıkıp hatalarını da dile getirdim. Qualcomm tarafından sunum yapsın diye gönderilen bayan ise başlı başına bir konuşma hatası. “eee ve ıııı” dan başka hatırladığım tek şey var o da ne anlattığını anlamadığım. Zaten çıkışta konuşmaları da duydum ki kimse anlamamış. Sallana sallana bir konuşma yaptı hanfendi. Sunum programını kullanmadı. “Çok hızlı gidiyor bu kadar hızlı konuşamam.” diye sunumu sürekli geri sardı. Ve şirketinin Türkiye’de ne iş yaptığını hala bilmiyoruz. Turkcell Superonline aslında daha yüksek bir oyu hakediyordu ama izlettiği video oradaki öğrencileri resmen salak yerine koydu. Sanki hiç bilgisayar görmemiş birine anlatıyormuş gibi anlatan reklamı bilgisayar müh. öğrencilerine izletmekten utanmaları gerekirdi. Anel Grup dünyanın en sıkıcı sunumuydu. “Bunu yaptık, onu yaptık staj başvurusu yapın.” diyip gittiler.

Çektiğim bir kaç fotoğraf:

20130319_152541 20130321_123627

Hepsi için teker teker yorum yapamayacağım tabiiki. Kaldığımız yerde sorunlar yaşasak da bazı sunumlar gerçekten her türlü olumsuzluğa katlanmamızın karşılığını verdi. Ayaklarım ve Boynum ağrıyor, olsa bile Teşkkürler YILDIZ TEKNİK IEEE !

İşte bu kadar yoruldum:536558_519660411410863_196047554_n

 

Şikayet ve Tebrik

Bu ülkede insanlar sadece şikayet etmeyi biliyor. Şikayet etmek kolay tabi, bir şeyleri düzeltmeniz yada utanmanız gerekmiyor. Ama iş tebrik etmeye gelince kimse yok ortalıkta. Neden hizmet kötü olduğunda arayıp milletin anasına söverken, iyi olduğunda arayıp tebrik etmiyorsunuz. Tebrik alırlarsa iyi hizmete devam eder insanlar.

Mesela geçen gün pizza sipariş edecektim, sıkıldım bu klasik markalardan dedim değişik bir yerden sipariş vereyim. Neyse farklı, adı duyulmamış bir yerden sipariş verdim ve hayatımın en güleryüzlü kuryesi geldi. 😀 Adam normal saygılı bir şekilde teslim etti pizzayı, aldı parayı gitti. Bambi falan olsa adam suratına bakmıyor. Kafana fırlatacak utanmasa.

Neyse yedim yemeği aklımdan geçirdim “ulan acaba arayıp tebrik etsem mi?” diye. Sonra aramaya karar verdim aradım da. Telefonu açanlarda gayet nazik konuşuyorlardı tebrik ettim yetkiliyi isteyip. Daha sonra sipariş vermeye devam ettim yeni çalışanlar falan aldırlar yeni alınanlarda nazik aynı şekilde.

Bu hafta da sipariş vermiştim, normalde orta boy söylerdim dedim bu sefer büyük olsun bakalım. Büyük söyledim ama bir pizza geldi orta boy kutusunda açtım baktım ortaboydan bile daha küçük. Aradım söyledim dedim bu nedir ortaboydan bile daha küçük diye. Adam “işte hamurla ilgili bir sıkıntımız var da ondan böyle efendim.” dedi. Neyse tamam dedim kapattım. Tam pizza bitti kapı çaldı pizzacı geldi dediki “benim size getirdiğim pizza ortaboymuş karışıklık olmuş, para üstü getirdim” dedi. Ulan Burger olsa Bambi falan olsa var ya nah getirirdi onu. Bu yüzden adamlar hakediyorlar saygıyı da aldıkları parayıda.

Eğer güleryüzlülüğü sürdürürlerse bence çok büyüyebilirler. Tebrik ediyorum kendilerini.

Web sitelerine daha güzel bir tasarım gerekli aslında ama şimdilik idare eder.

http://www.pizzahits.com.tr/

Chrome sonunda Firefox’u Geçti.

Gallery

StatCounter tarafından yapılan son istatistiklere göre Chrome geride bıraktığımız Kasım ayında Firfox’a yetişmeyi başardı.Internet Explorer ise pazar payını kaybetmeye devam ediyor.Ki bence Chrome kullanıcılarının yarısından fazlası Inernet Explorer’dan göç etmekte.Her ne kadar Firefox’un pazar payının neden düştüğünü anlayamasamda bu rekabet … Continue reading