Dropbox’da Ortak Klasör Oluşturmak

Bildiğiniz gibi Dropbox sadece kendi dosyalarımızı saklamaya yaramıyor. Aynı zamanda istediğimiz kişilerle ortak klasörler oluşturmamızı sağlıyor. Dropbox’da ortak klasör oluşuturmak için beni takip edin;

1. Hesabınıza giriş yapın.

Dropbox_ortak_klasor_olusturmak_01

Kutu içine aldığım butona basarak yeni bir klasör oluşturuyoruz. Ardından klasörümüzün üzerine tıklıyoruz. Üzeri mavi bir şerit şeklinde seçilmiş oluyor.

Dropbox_ortak_klasor_olusturmak_02

Ardından Invite to folder diyoruz. (Türkçe kullanan varsa “Klasöre davet et” şeklinde çevirilmiş olabilir. Tıkladıktan sonra karşımıza şöyle bir pencere çıkıyor:

Dropbox_ortak_klasor_olusturmak_03.png

 

Üst kısıma davet etmek istediğimiz kişilerin dropbox’a üye olurken kullandıkları e-mail adreslerini yazıyoruz. Eğer Dropbox hesabınızı Facebook hesabınızla ya da başka sosyal ağlarla birleştirdiyseniz, arkadaşlarınız zaten otomatik olarak aşağıda gözükecektir. Sağ üstteki tikin demek istediği ise oluşturduğunuz bu ortak klasöre davet ettiğiniz insanlar, başkalarını da davet etme yetkisine sahip olsun mu? Eğer davet edebilmelerini isterseniz tik koyun istemiyorsanız kaldırın. Alt taraftaki “Add a message” kısmı ise, daveti gönderdiğiniz kişilere gidecek mailde yer alacak yazı. Çok da önemli değil açıkcası. Burayı doldurup, “Share folder” diyoruz.

Davet ettiğiniz kışilere bir mail gidiyor. Ve mailde özetlemek gerekirse, “Şu kişi seni ortak bir klasöre davet etti, kabul etmek istiyorsan bu linke tıkla.” diyor. Arkadaşınız bunu kabul ettiğinde size de bir bildirim maili geliyor. Bu sayede paylaşılan bir klasöre sahip olmuş oluyorsunuz.

Dropbox’da ortak klasör oluşuturmak bu kadar kolay 🙂

Linux de Android SDK (ADK) Kurulumu ve Hazırlanması [Resimli Anlatım]

Giriş

Merhaba, Şimdi size kısaca Linux tabanlı bir işletim sistemin de (Benim şu anda kullandığım Linux tabanlı Ubuntu tabanlı bir işletim sistemi olan Elementary OS. Anlatımda kendi sistemimden görüntüler paylaşacağım ama zaten hepsi aynı hemen hemen.) Android uygulaması geliştirmek için gereken yazılımları nasıl edineceğinizden bahsedeceğim. Bildiğiniz gibi Eclipse Windows’da da çalışıyor ama açık kaynak kodlu ve asıl olarak Linux için geliştirilmesi nedeniyle Adroid uygulamalarını Linux üzerinde geliştirmek daha rahat olacaktır. Windowsda Eclipse sanki Wine ile çalıştırılmış gibi duruyor tip olarak bile.

Bundan önceleri önce Eclipse’i indirir sonra Android’in sitesine gider SDK’ları indirir ardından da bunları teker teker kabul ederek Eclipse’imize kurardık. Ama artık Google’ın bizlere sunduğu ücretsiz ADK (Android Development Kit) sayesinde bu kadar ameleliğe gerek kalmadan çalışma ortamınızı hazırlayabilirsiniz.

1. Android ADK’nın indirilmesi

Android ADK yukarıda da bahsettiğim gibi Google tarafından bize ücretsiz sunuluyor ve Eclipse geliştirme ortamını da içinde barındırıyor. Bunun için direk olarak buraya gidiyoruz.

Android_SDK_ADK_Linux_Kurulum_02

Resimin büyük halini görmek için üzerine tıklayınız.

Android_SDK_ADK_Linux_Kurulum001

Resimin büyük halini görmek için üzerine tıklayınız.

Karşımıza yukarıdaki gibi bir sayfa geliyor. Sağ taraftan Download the SDK diyoruz.

 

Şartları kabul edip, işletim sistemimize göre hangisi uygunsa 64 ya da 32 bit seçip Download the SDK ADT Bundle for Linux diyerek devam ediyoruz. Ardından indirmemiz otomatik olarak başlıyor.

2. Uygulamayı başlatmak

Uygulama sıkıştırılmış bir şekilde iniyor onu zipten çıkartmak kolay zaten .zip formatında. Zipten çıkarttıktan sonra klasörümüzü açıyoruz.

Android_SDK_ADK_Linux_Kurulum002

Resimin büyük halini görmek için üzerine tıklayınız.

Resimde görünen klasörü bulamıyorsanız benim bilgisayarımda şurada:

/home/cagdas/Downloads/adt-bundle-linux-x86_64-20140321/eclipse

Sizinki de muhtemelen benzer bir yerdedir. Her neyse buraya geldiğinizde resimde kutu içine aldığım eclipse’e tıklıyoruz. (Dosyanın çalıştırılabilir(executable) olduğundan emin olun.) Ve program açılacaktır. Ama yine de üzerinde yeterli android SDK bilgisi bulunmamakta bunun için bunları indirmemiz gerek.

3. Android SDK Dosyalarını İndirmek

Android_SDK_ADK_Linux_Kurulum003

Resimin büyük halini görmek için üzerine tıklayınız.

Resimde gösterdiğim simgeye tıklıyoruz. Eğer simge gözükmüyorsa sağ tarafta java’nın seçili olduğundan emin olun. C/C++ vs. seçerseniz görünmeyecektir. Butona tıkladığınızda bir pencere açılacak ve sizi biraz beklettikten sonra karşınıza böyle bir şey çıkacak:

Android_SDK_ADK_Linux_Kurulum004

Resimin büyük halini görmek için üzerine tıklayınız.

Buradan yüklemek (yani uygulama geliştirmek) istediğimiz Android Sürümlerini seçiyoruz ve Install packages diyoruz. Ben neredeyse hepsini yüklemişim. Ne kadar çok o kadar iyi çünkü uygulamanızı son sürüm Android cihazlarında da deneme şansınız olması gayet güzel bir şey.

Ben de size göstermek için bir tanesini sildim tekrar indireceğim. Install packages dediğimizde karşımıza böyle bir ekran geliyor.

Android_SDK_ADK_Linux_Kurulum005

Resimin büyük halini görmek için üzerine tıklayınız.

Şartları kabul ettikten sonra Install butonu aktifleşiyor ve tıklıyoruz. Bizi SDK ayarı için açtığımız ana pencereye getiriyor ve alt tarafta bir yükleme çubuğu beliriyor.

Android_SDK_ADK_Linux_Kurulum006

Resimin büyük halini görmek için üzerine tıklayınız.

Ardından kurulum bitince Done Loading Packages yazısı beliyor aşağıda. Böylece istediğimiz API’leri de kurmuş olduk bilgisayarımıza. Yanlız şunu unutmamak gerek Eclipse kurulumsuz çalışan bir yazılımdır hem Windows’da hem Linux’de kurulum yapmadan çalışır. Bu yüzden indirdiğiniz SDK’lar Eclipse’i çalıştırdığımız yerdeki klasörlerden birine kuruluyor. Klasörleri birbirinden ayırmayı veya silmeyi düşünmeseniz iyi olur yani. Ama kurulum klasörünü /usr/bin’e taşıyacağım Masaüstüne de kısayol ekleyeceğim diyorsanız siz bilirsiniz.

 

f.lux – Bilgisayarınız için daha iyi aydınlatma

Merhaba, sizlere çok beğendiğim bir programı tanıtmak istiyorum: f.lux

Eğer siz de benim gibi bilgisayar başında çok zaman geçiriyorsanız mutlaka arada sırada da olsa “Gözlerim bozulacak!” korkusunu yaşıyorsunuzdur. f.lux bu konuda size yardımcı olmak için yazılmış açık kaynak kodlu bir program.

“Nasıl çalışır?” derseniz: Kullandığımız ekranlar sizlerinde bildiği gibi mavi ışık yayarlar. Özellikle geceleri bu mavi ışık gözlerimizi oldukça rahatsız eder. f.lux bulunduğunuz yerin yerel saatine göre ekran ayarlarınızı biraz değiştirir. Özellikle geceleri ekrana sağ ya da sol taraftan baktığınızda fark edebilirsiniz.

Hatta yurtta başıma geldiği gibi çevrenizden “Bu ekran niye sarı lan böyle. Bozuk mu bu bilgisayar?” şeklinde söylemlere maruz kalabilirsiniz. Benden söylemesi.

Şöyle sade ve küçük bir ayarlar ekranı var: f.lux f.lux2

Ben sürekli sarı kullanmayı tercih ettiğim için “Daytime” kısmı da en sona çekilmiş. Dışarıda güneş altında kullanmaya çalışırsanız ekran parlayacaktır. O zaman “Daytime” ayarını “Daylight” tarafına çekerseniz daha iyi bir görüntü elde edersiniz.

Transition Speed dediği kısım ise “Daytime” dan “At Night” a geçiş süresi. mesela ben bu ekran görüntüsünü aldığımda geçiş zamanını bir kaç dakika geçmiş. Eğer 20 s seçili ise geçiş birden olacaktır ve ekranın hızla sararmaya başladığını fark edeceksiniz. 60 m seçili ise bu süreç daha yavaş işler ve hızlı bir etki olmadan ekranınız yavaşça sararır.

f.lux’ın şu anda Windows, Linux, Mac ve iOS sürümleri mevcut. Android sürümü de en kısa zamanda çıkar umarım.

djbeto267 isimli Youtube kullanıcı tarafından hazırlanmış bir tanıtım videosu mevcut (dil tabii ki İngilizce):

 

 

Magnet Nedir? Nasıl Kullanılır? Nasıl ilişkilendirilir?

Son yapılan açıklamalara göre Dünya’nın en büyük torrent paylaşım sitesi The piratebay .torrent uzantılı dosyaları indirmeye sunmayı bırakmaya karar verdi. Magnet nedir diye soracak olursanız; Magnet .torrent dosyası elimizde olmasa bile torrent’i indirmemize yardımcı olacak bir linktir aslında. Torrent Nedir? Nasıl Kullanılır? başlıklı yazımda torrent dosyaları kullanarak indirmeyi anlatmıştım. Şimdilik torrent dosyaları kaldırılmamış olduğu için oradaki anlatım geçerlidir. Torrent dosyaları kaldırıldığında ise indirmeyi Magnet ile yapmamız gerekecek bende size bu başlıkta magnet kullanımını anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle önceki konuda anlattığım kurulum işlemleri ve DNS ayarlarını aynı şekilde yapıyoruz. Sıra indirmeye geldiğinde öncelikle indireceğimiz dosyayı buluyoruz:

Bu sefer “Get Torrent File” ‘ a değil de “Get This Torrent” yazısına tıklıyoruz. Eğer tarayıcınız .magnet dosyalarını torrent programınız ile ilişkilendirmişse çok güzel bir şekilde torrent programınız açacaktır. Torrent dosyasını indirmiş gibi indirme pencereniz açılacaktır. Burada Torrent dosyasına nazaran daha az bilgi görebilirsiniz. Genellikle de dosyaları seçemezsiniz siz onaylayıp indirmeye başlattığınızda en geç bir kaç dakika içerisinde torrent programınız indirmelerin yapıldığı dizine indirdiğiniz dosyanın bir klasörünü oluşturacaktır. O zaman indirmek istemediklerinizi seçebilirsiniz.

Ama eğer ilişkilendirme yapılmamışsa Firefox’da böyle bir pencere açılır karşınıza(Diğer tarayıcılarda da muhtemelen bu tarz uyarılar çıkacaktır.):

Şimdi Firefox’u Magnetle ilişkilendirmek nasıl yapılır bende bilmiyorum açıkcası. İnternete de baktım kimse bilmiyor 😀 Ben size Magnet kullanmanın daha farklı bir yolunu anlatayım.

Eh. Madem magnet açamıyoruz bizde magnetin yerini kullanılırız. İlk resimde kırmızı kare içine alınmış “Get this torrent” yazısına sağ tıklıyoruz. Açılan seçeneklerden “Bağlantı Konumunu Kopyala” ya basıyoruz. Ardından kendi torrent programımıza gidiyoruz. Ben Pardus kullandığımdan Ktorrent uygulaması var burada ama zaten aşağı yukarı bütün torrent programlarının arayüzleri aynı. Torrent programımızın ana penceresinden “Adres Aç” diyoruz.

“Adres aç” dediğimizde açılan pencere böyle küçük bir pencere olur ve link’i girmemizi ister. Genelde torrent programları link’i otomatik olarak yapıştırır sizin yerinize.

“Tamam” diyoruz. Küçük bir hata bildirimi alabilirsiniz sorun değil biraz beklediğinizde torrentin içi açılmış olacaktır. Buna benzer bir pencere açılır karşınıza:

Tabiiki böyle sansürlü gözükmeyecek sizinki ben indirdiğim şeyin adını gizlemek için sansürledim. Buradan indirmek istediğiniz dosyaları seçip “Tamam” dediğinizde sorunsuzca indirmeye başlayabilirsiniz. Hadisene. İndirsene! Bak hala duruyor orda. 😀

DNS nedir? Nasıl çalışır?

Şimdi size DNS’in ne olduğunu elimden geldiği kadar anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle genelde büyük çoğunluğun bildiği bir tanımla başlamamız daha doğru olur. IP adresi. IP adresi dediğimiz şey adı üstünde bir adresdir. Posta adresiniz gibi ama biraz daha farklı. Posta adresinizle yaklaşık olarak aynı işi görsede daha kısa ve herkes tarafından okunup anlanması daha karışık bir sistemdir. (PNAT’ı şimdilik karıştırmayın.) IP adresi 5 sayının aralarına nokta konarak yazılmasından ibarettir örnek vermek gerekirse :

Google sitesinin IP adresi : http://72.14.204.99/ bu link ile Google’a erişebilirsiniz. Ama bu çok saçma, uzun ve ezber gerektiren bir adres olduğu için insanoğlu olarak biz bunların yerine daha kısa, akılda kalıcı ve ezberlenmesi kolay isimler kullanmayı tercih ediyoruz. İşte önemli nokta burası.

Siz google’a girmek istediğinizde tarayıcınızın adres bölümüne : http://www.google.com.tr/ yazıyorsunuz ve tak! Google açılıyor. Aslında burada, arkaplanda size hissettirmeden işinizi halleden bir DNS server’ı vardır. O DNS serverının görevi sizin harflerle girdiğiniz adresi (Yani http://www.google.com.tr/ ‘yi) rakamlar diline (Yani :  http://72.14.204.99/ şekline) çevirme görevini üstlenir ve sizi saçma sapan rakamları ezberlemekten kurtarır. Bu çevirme işlemine “Alan adı çözümlemesi” yani “DNS Name Resolution” adı verilir.

Dns serverınızın üzerindeki yönlendirmelerde değişiklik yapılabilir. Bu sayede siz gitmek istediğiniz web adresini yazdığınızda DNS sunucusu bunu bir “Bu Siteye Erişim Mahkeme Kararıyla Engellenmiştir.” sayfasına yönlendirebilir. Bu sayede sizin o siteye erişiminiz engellenmiş olur. Tabii bunun yapıldığı DNS otomatik atanan DNS’dir. Böyle engellemelerden kurtulmak ve DNS sunucunuzun sizi doğru adreslere yönlendirmesini istiyorsanız (Ki bu en doğal hakkınız!) DNS adresinizi değiştirmek sizin elinizde olan bir şeydir.

Sonuçta kimse otomatik atanan DNS server’ı kullanmak zorunda değil. Kısaca olan biten böyle işte daha ne diyim. DNS ayarlarınızı nasıl değiştireceğinizi bilmiyorsanız eski yazılarıma da göz atabilirsiniz:

Windows’da DNS adresi değiştirmek

Ubuntu’da DNS adresi değiştirmek