Dropbox’da Ortak Klasör Oluşturmak

Bildiğiniz gibi Dropbox sadece kendi dosyalarımızı saklamaya yaramıyor. Aynı zamanda istediğimiz kişilerle ortak klasörler oluşturmamızı sağlıyor. Dropbox’da ortak klasör oluşuturmak için beni takip edin;

1. Hesabınıza giriş yapın.

Dropbox_ortak_klasor_olusturmak_01

Kutu içine aldığım butona basarak yeni bir klasör oluşturuyoruz. Ardından klasörümüzün üzerine tıklıyoruz. Üzeri mavi bir şerit şeklinde seçilmiş oluyor.

Dropbox_ortak_klasor_olusturmak_02

Ardından Invite to folder diyoruz. (Türkçe kullanan varsa “Klasöre davet et” şeklinde çevirilmiş olabilir. Tıkladıktan sonra karşımıza şöyle bir pencere çıkıyor:

Dropbox_ortak_klasor_olusturmak_03.png

 

Üst kısıma davet etmek istediğimiz kişilerin dropbox’a üye olurken kullandıkları e-mail adreslerini yazıyoruz. Eğer Dropbox hesabınızı Facebook hesabınızla ya da başka sosyal ağlarla birleştirdiyseniz, arkadaşlarınız zaten otomatik olarak aşağıda gözükecektir. Sağ üstteki tikin demek istediği ise oluşturduğunuz bu ortak klasöre davet ettiğiniz insanlar, başkalarını da davet etme yetkisine sahip olsun mu? Eğer davet edebilmelerini isterseniz tik koyun istemiyorsanız kaldırın. Alt taraftaki “Add a message” kısmı ise, daveti gönderdiğiniz kişilere gidecek mailde yer alacak yazı. Çok da önemli değil açıkcası. Burayı doldurup, “Share folder” diyoruz.

Davet ettiğiniz kışilere bir mail gidiyor. Ve mailde özetlemek gerekirse, “Şu kişi seni ortak bir klasöre davet etti, kabul etmek istiyorsan bu linke tıkla.” diyor. Arkadaşınız bunu kabul ettiğinde size de bir bildirim maili geliyor. Bu sayede paylaşılan bir klasöre sahip olmuş oluyorsunuz.

Dropbox’da ortak klasör oluşuturmak bu kadar kolay 🙂

Outlook.com

outlook.com-logo

Microsoft’un son yıllardaki en büyük başarılarından birisi outlook.com bence. Gerçekten o saçma sapan, karman çorman, her tarafından reklamların zıpladığı hotmail sayfası berbat ötesiydi. Yine de her şeye rağmen kullanıcı sayısı fazlaydı tabii. Gmail’den sonra sayı düşmeye başlayınca Microsoft böyle sade bir şey yapmaya karar verdi. bence harika olmuş. Hem hızlı hem sade hem de fonksiyonel. Apple gibi daha sade olması için bazı şeylerden fedakarlık etmemişler.

outlook1

Mail gönderme ekranı da aşağıdaki gibi yapılmış.25MB üzeri dosyalarınız Skydrive ile göndermenize olanak sağlıyor. Yine sade ve güzel. Sohbet sekmesi eklenmiş sağ üste. Facebook hesabınızla giriş yapıp ya da msn’inizde ekli olan kişiler ile görüşebiliyorsunuz.

outlook2Tabii bir Thunderbird kullanıcısı olarak onu bırakıp başka bir uygulamaya geçmek pek işime gelmiyor. Ama Thunderbird gibi e-posta istemcilerinden anlamıyorum diyorsanız outlook.com sizin için mükemmel bir e-mail deneyimi sağlayacaktır.

Ubuntu 12.04 LTS Yayınlandı! Kurdum!

En meşhur Linux dağıtımı Ubuntu’nun 12.04 LTS sürümü Perşembe günü yayınlandı. Ben de dün kurdum şu anda size yeni bir işletim sisteminden yazıyorum.

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Pardus’un geliştirilmesinin bırakılacağına dair söylentiler çıkınca daha fazla kullanmanın anlamı yok diye düşündüm, araştırdım Ubuntu’nun yeni sürümü ne zaman çıkacak diye sonra kararımı verdim çıkınca kurarız diye. Unity’i bu sefer daha da iyileştirmişler gerçekten. Artık sol tarafda duran hızlı erişim çubuğunun boyutunu küçültüp büyülte biliyoruz. Hatta butonların yerlerini bile değiştirebiliyoruz. Biliyorsunuz Ubuntu 11.10’da böyle imkanlarımız yoktu ve “Başlatıcıya ekle” dediğimizde nereye eklerse orada kalıyordu. Artık daha da özelleştirebiliyoruz.

Şunu da belirteyim ki gayet hızlı, Windows gibi takılma, “gönder gönderme penceresi”, Virüs bulaşması, Yavaş açılması gibi sorunları yok. Windows adamı çileden çıkarıyor gerçekten. Son söylentilere göre artık mac’in de başı virüslerle belada. Kaspersky yaptığı açıklamada bir zararlı yazılımın her 5 mac’ten birinde bulunduğunu söylemiş. Kısaca Ubuntu’da hiç Virüs mü acaba? diye düşünmenize gerek yok 😀

Ayrıca Ubuntu One adlı bulut uygulaması ile bize 5GB ücretsiz depolama alanı sunuyor. Aynı Dropbox gibi ama Dropbox biraz cimri sadece 2GB ücretsiz alabiliyorsunuz. Bunu 5 yapabilmek için arkadaşlarınızı falan davet etmeniz gerekiyor. Ki bu da hiç hoş değil. Mesela Ubuntu One ‘ın bir güzel yanı diyelim bir arkadaşınıza bir dosya göndereceksiniz, dosyayı Ubuntu one klasörüne atıp paylaş diyorsunuz ve size bir link veriyor, siz de o link ile direk arkadaşınıza dosyayı gönderebiliyorsunuz.

Eğer aklınızda “Msn falan var mı ki onda?” diye bir soru varsa hiç kalmasın cevaplayayım. Evet var. Ama adı Windows Live Messenger değil. Onun yerine bütün chat adreslerinizi bir yerde toplamanızı sağlayan Pidgin var. Bu programla msn,facebook,google talk,Aim ve adını yazmaya üşendiğim bir sürü chat hesabınızı bir yerde toplayabiliyorsunuz. Dropbox ve Skype zaten Linux sürümleri bulunan programlar. Direk kurabiliyorsunuz rahatça.

İstediğiniz her uygulama Ubuntu Yazılım Merkezi’nde ücretsiz bulunuyor. Örneğin Photoshop benzeri bir program Gimp, Windows Movie Maker türevi Openshot, Vlc player, Thunderbird, Opera, Chrome, Firefox, Teamviewer, Xfire gibi gibi…

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Windows media player gibi elinize ayağınıza dolaşan, nereye sokacağınıza bir türlü karar veremediğiniz bir media playerdansa Ubuntu ile birlikte gelen Rythmbox Müzik Çalar çok daha işinize gelecektir. Çünkü isterseniz köşeden kapatın, sağ üstte size yardımcı olacak bir kısa yol var.

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Kurulu gelen bir torrent programı da bulunmakta ve işini gayet iyi yaptığını söyleyebilirim. Mesela Bittorrent ‘ de eskiden kalmış bir torrent’i kaldığı yerden devam etmesini sağlamak gerçekten zor oluyordu. Burada Torrent’i ekler eklemez eskiden kalan verileri kontrol ediyor ve kalan yerden devam ediyor yani yarım dosyaları yok sayıp da baştan indirmeye kalkışmıyor. Mesela benim format atmadan önce indirdiğimi bir şey vardı o yarım dosyayı aldım attım flash belleğe sonra Ubuntu kurulunca buraya kopyaladım, kaldığım yerden devam ediyorum şu anda.

Burada Sosyal Ağlardan bahsedersek;

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Yukarıda gördüğünüz gibi sol tarafda duran Gwibber bir sosyal ağ istemcisi. Facebook, Twitter ve daha bir çok sosyal ağ ile giriş yapabiliyorsunuz. Benim Twitterim açık şu anda Facebook kullanmıyorum o yüzden Twitter’dan online oldum. Bir kaç arkadaş ismi ve adresini sansürledim kusura bakmayın artık. 😀 Sağ tarafta duran ise Windows Live Messenger alternatifi , Ubuntu ile birlikte kurulu gelen bir mesajlaşma programı. Ortada bir konuşma penceresi açtım gördüğünüz gibi çok estetik bir görüntüsü var. Ben de bu yüzden seviyorum ya Ubuntu’yu gerçekten çok hoş görüntüye sahip.

Benim gibi sadeliği sevenler için birebir. Masaüstünüz hiç bir zaman karman çorman olmuyor. Yani masaüstüne bir şeyler koyabiliyorsunuz ama her şey o kadar düzenli ki neyi nereye koymanız gerektiğini biliyorsunuz. Windows’da olduğu gibi bir dosya indirirken nereye indireceğinizi sorduğunda eliniz girek “Masaüstü”ne gitmiyor. 😀 Yani şunca yıldır kullanırım masaüstüne en fazla 3 dosya olmuştur şimdiye kadar.

4 adet masaüstümüz olmasıda gerçekten çok güzel bir şey. Bir pencereyi oraya bir pencereyi oraya açıyorsunuz hiç kafanız karışmıyor. O altta bu üstte şu kenarda dursun diye bir şey yapmak zorunda kalmıyorsunuz. Üstelik masaüstleri arasında geçiş yaparken kullanılan efektler de çok güzel uygulanmış.Hangisinden geldiyseniz o renkli diğeleri siyah beyaz, ona geçerseniz o da renkliye dönüyor. Önemsiz bir ayrıntı neden bahsettim bilmiyorum ama benim hoşuma gidiyor.

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Şu sol üstteki butonun ne olduğunu çok merak etmiş olabilirsiniz. Bu hızlı başlat tuşu gibi bir şey windows’daki başlat gibi ama daha kolay erişim sağlıyor. Uygulamalar türlerine göre sınıflandırılmış. En son kullandıklarınız , yeni indirilenler gibi türlerde sınıflandırılıyor uygulamalarınız ve dosyalarınız.

(Büyük Halini Görmek için üzerine tıklayınız.)

Ve Ubuntu’nun en güzel özelliklerinden bir tanesi, mesela bilgisayarda takılıyorsunuz, bir dostumuz geldi “bir dakika versene bir şeye bakmam lazım” dedi. E tabii “olmaz.”,”veremem.” gibi şeyler söylersek bizi “öküz” diye tanımlamaktan geri kalmayacaktır dostumuz. Eğer “vereyim ama dur oturumu kapatayım sen ziyaretçi oturumuna gir.” dersek bu seferde bir şeyler sakladığımız ya da görmesini istemediğimiz şeyler olduğunu anlayacak. Bu gibi acil durumlar için sinsice ziyaretçi oturumuna geçmenizi sağlayan bir yol var Ubuntu’da. Hemen sol üstte kullanıcı adımızın yazdığı bölüme tıklıyoruz ve oradan “Konuk Oturumu” na basıyoruz ve Ta daa! hiç oturum kapat aç yapmadan oturum değiştirme ekranıyla karşılaşmadan oturum değiştirmiş oluyorsunuz. Ve bütün kişisel dosyalarınız diğer oturumda olduğunundan arkadaşımız kendi işini görüp gidiyor. Siz de ne yalan söylüyorsunuz ne öküzlük yapıyorsunuz.

Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar. Ubuntu kullanmak istiyorsanız kaynaklar:

Ubuntu Resmi Web Sayfası

Resmi Olmayan Ubuntu Türkçe Destek Sayfası

Magnet Nedir? Nasıl Kullanılır? Nasıl ilişkilendirilir?

Son yapılan açıklamalara göre Dünya’nın en büyük torrent paylaşım sitesi The piratebay .torrent uzantılı dosyaları indirmeye sunmayı bırakmaya karar verdi. Magnet nedir diye soracak olursanız; Magnet .torrent dosyası elimizde olmasa bile torrent’i indirmemize yardımcı olacak bir linktir aslında. Torrent Nedir? Nasıl Kullanılır? başlıklı yazımda torrent dosyaları kullanarak indirmeyi anlatmıştım. Şimdilik torrent dosyaları kaldırılmamış olduğu için oradaki anlatım geçerlidir. Torrent dosyaları kaldırıldığında ise indirmeyi Magnet ile yapmamız gerekecek bende size bu başlıkta magnet kullanımını anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle önceki konuda anlattığım kurulum işlemleri ve DNS ayarlarını aynı şekilde yapıyoruz. Sıra indirmeye geldiğinde öncelikle indireceğimiz dosyayı buluyoruz:

Bu sefer “Get Torrent File” ‘ a değil de “Get This Torrent” yazısına tıklıyoruz. Eğer tarayıcınız .magnet dosyalarını torrent programınız ile ilişkilendirmişse çok güzel bir şekilde torrent programınız açacaktır. Torrent dosyasını indirmiş gibi indirme pencereniz açılacaktır. Burada Torrent dosyasına nazaran daha az bilgi görebilirsiniz. Genellikle de dosyaları seçemezsiniz siz onaylayıp indirmeye başlattığınızda en geç bir kaç dakika içerisinde torrent programınız indirmelerin yapıldığı dizine indirdiğiniz dosyanın bir klasörünü oluşturacaktır. O zaman indirmek istemediklerinizi seçebilirsiniz.

Ama eğer ilişkilendirme yapılmamışsa Firefox’da böyle bir pencere açılır karşınıza(Diğer tarayıcılarda da muhtemelen bu tarz uyarılar çıkacaktır.):

Şimdi Firefox’u Magnetle ilişkilendirmek nasıl yapılır bende bilmiyorum açıkcası. İnternete de baktım kimse bilmiyor 😀 Ben size Magnet kullanmanın daha farklı bir yolunu anlatayım.

Eh. Madem magnet açamıyoruz bizde magnetin yerini kullanılırız. İlk resimde kırmızı kare içine alınmış “Get this torrent” yazısına sağ tıklıyoruz. Açılan seçeneklerden “Bağlantı Konumunu Kopyala” ya basıyoruz. Ardından kendi torrent programımıza gidiyoruz. Ben Pardus kullandığımdan Ktorrent uygulaması var burada ama zaten aşağı yukarı bütün torrent programlarının arayüzleri aynı. Torrent programımızın ana penceresinden “Adres Aç” diyoruz.

“Adres aç” dediğimizde açılan pencere böyle küçük bir pencere olur ve link’i girmemizi ister. Genelde torrent programları link’i otomatik olarak yapıştırır sizin yerinize.

“Tamam” diyoruz. Küçük bir hata bildirimi alabilirsiniz sorun değil biraz beklediğinizde torrentin içi açılmış olacaktır. Buna benzer bir pencere açılır karşınıza:

Tabiiki böyle sansürlü gözükmeyecek sizinki ben indirdiğim şeyin adını gizlemek için sansürledim. Buradan indirmek istediğiniz dosyaları seçip “Tamam” dediğinizde sorunsuzca indirmeye başlayabilirsiniz. Hadisene. İndirsene! Bak hala duruyor orda. 😀

Torrent nedir ? Nasıl kullanılır ? [Resimli Anlatım]

Giriş

Önceleri daha torrent diye bir şey ortalıkta yokken Rapidshare,Hotfile gibi web sitelerinden yada ftp adreslerinden upload/download yapardık.Gel gelelim torrent diye bir şey çıkmış bizde dedik neden yararlanmayalım ki? Ama genelde insanlara “torrentten indirsene” dediğimde ya torrentin ne olduğunu bilmediklerini ya da kullanımının çok zor olduğunu, anlayamadıklarını söylüyorlar.Bakın şimdi güzel insanlar burada zor bir şey yok şimdi anlatmaya başlayacağım takır takır download yapmaya başlayacaksınız hepiniz. 🙂

Öncelikle “Torrent nedir?” sorusunu cevaplamam gerektiğini düşünüyorum.Bunu kısaca tanımlamaya çalışırsak torrent bir indirme protokolüdür.Torrentin normal indirmeden farkı çok daha yüksek hızda indirmeye olanak sağlamasıdır.Ayrıca bence en iyi tarafı ise bilgisayarınızı kapatıp tekrar açtığınızda indirmeye kaldığınız yerden devam edebilmenizdir.Bu sayede büyük dosyaları indirebilirsiniz.Çünkü öbürtürli ya Rapidshare partlariyla boğuşacaksınız yada bilgisayarınızı gün boyu açık bırakacaksınız.Torrent’in nasıl çalıştığını merak edenler için buna başka bir yazıda değineceğim.Ama şimdilik sadece bir şeyler indirmek isteyen insanlar için kullanım anlatımı yapacağım.Kafanızın karışmaması için adım adım yazmaya karar verdim.

Not:Anlatımı Linux’den daha karmaşık olduğu için Windows kullanıcılarına yönelik olarak yapacağım.Zaten Linux kullanıcısı torrentin ne olduğunuda bilir nasıl kullanılacağınıda 🙂

1.Kurulum

Şimdi.Torrent kullanmak için öncelikle bildiğiniz gibi torrent programımız olması lazım.Bu programlardan en ünlüleri Bittorrent ve Bittorrent’in amca oğlu µTorrent’tir.Ben daha hafif olduğu için µTorrent’i tavsiye ediyorum.Zaten görünüm filan her şeyleri aynıdır bu programların kullanım açısından bir fark göremezsiniz pek.Peki o zaman ne yapıyoruz? µTorrent web sitesine girip indirmeye başlıyoruz.

http://www.utorrent.com buraya girdiniz karşınıza çıkan ekran büyük ihtimal Türkçe’dir değilse de zaten Download’ın indirmek olduğunu bilirsiniz.Solda indir yada download butonunu göreceksiniz butona basın ve setup dosyasını bilgisayarınıza indirin.İndirdikten sonra programı normal bir oyun yada başka bir program kuruyormuş gibi kurun.-Burayı biraz hızlı geçtim ama yinede eğer bu aşamada sorun yaşayanlar olursa e-mail adresi kısmınıda doldurarak yorum bıraksınlar ben onlara cevap veririm en kısa zamanda.-Programı sorunsuzca kurduğunuzu kabul ederek anlatıma devam ediyorum.

2.İndirmeye Başlayın

Kurulum tamamlandıktan sonra program otomatik olarak çalışacaktır çalışmazsa da bir zahmet başlattan çalıştırın 😀 Program açıldığında karşınıza böyle bir ekran çıkacaktır.Resimlerin büyük halini görmek için üzerine tıklayabilirsiniz.Bu ekranı gördükten sonra içiniz rahat bir şekile programı kenardan kapatabilirsiniz program kapanmayacaktır.Sistem tepsisinde logo hala görünür ve programda aktif durumda olacaktır.Şimdi sıra geldi indirmek istedğimiz şeyin torrent dosyasını bulmaya.Bu aşamada yine yararlanabileceğimiz bir sürü torrent sitesi bulunmakta ama ben en ünlüsünü ve bence en iyisini tavisye ederim.The Pirate Bay gerçekten iyidir.Siteye giriyoruz bakalım.(NOT:The Pirate Bay BTK tarafından engellenmiştir.Ama yine her zamanki DNS numaramızı çekerek girebiliriz. Yani DNS ayarlarınız yapılıysa girebilirsiniz. Siteye girmeyi başardığınızı var sayıyorum.)

DNS ayarlarını değiştirmek için:

Windows

Ubuntu

THE PIRATE BAY web sitesinin görünüşü aşağıdaki gibidir. (Url’de değişiklik yapıldı sanırım eğer link açılmazsa buradan ve buradan deneyin birde.Eğer yine açılmadıysa başka torrent arama motorları kullanarak devam edebilirsiniz.Örneğin: http://torrentz.eu/  veya http://kickass.to/ Hepsinde aşağı yukarı aynı şey geçerlidir. Size .torrent uzantılı bir dosya indirteceklerdir. ) Tanımlamak gerekirse bu tür sitelere torrent arama motoru diyebiliriz.

 Zaten site de size gösteriyor arama motoru olduğunu.(İndirmek istediğiniz şey ne kadar popülerse o kadar hızlı indirirsiniz.O yüzden dünya çapında talep görmeyen dosyaları torrent ile indirmeniz biraz zor olacaktır.O tür dosyalar için Rapidshare daha iyi olur.)Buraya indirmek istediğimiz şeyi yazıp “Aramayı Başlat” butonuna basıyoruz.Ben anlatımda indirmek için “How i met your mother” dizisinin 6 sezonunu seçtim.Bu yüzden arama satırına “How i met your mother” yazdım.Çıkan sonuçlar şöyle:

Şimdi burada sizinde gördüğünüz gibi bir sürü torrent dosyası çıktı karşıma. Bu noktada sizin istediğiniz dosyayı vaadeden bir sürü torrent ile karşılaşabilirsiniz. Seçim yaparken sizin için önemli olan kriter Eş sayısı ve Kaynak sayısı olmalıdır. Bunlar üstteki resimde gördüğünüz gibi tablonun sağ tarafında sıralanmıştır. Baktınız ki istediğiniz dosyaya dair bir çok başlık var dosyayı seçmeden önce sağdaki “KS” başlığına tıklayarak torrentlerin Eş sayısına göre çoktan aza sıralanmasını sağlayabilirsiniz. Eğer bir daha tıklarsanız bu sefer azdan çok olana doğru sıralamış olursunuz. Bu nokta gerçekten önemlidir.Eş sayısı ne kadar fazla olursa o kadar hızlı inidirirsiniz dosyayı.-tabii internet hızınız ve indirme anındaki internet kullanımınızda indirme hızınıza etkiyen başka etmenlerdir. Yukarıda ki tabloda benim istediğim dosya sadece 2.sırada “How i met your mother season 6” olduğu için ona tıklıyorum.Ardından beni yönlendirdiği sayfa aşağıdaki gibi:

Bu sayfada genelde indireceğiniz dosyayla ilgili açıklama bir de resim bulunur.Altta kullanıcıların yaptığı yorumlara bakarak da indireceğiniz dosya hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Bu yorumlar dosyanın paylaşımda olup olmadığı,güvenli olup olmadığına dair bir kaç ipucu verir. İngilizceniz varsa onları es geçmemenizi öneririm.Bu sayfada sık yapılan hatalardan birisi üstteki kocaman yeşil “Download” butonunu görünce üstüne atlamanız.Aslında o bir reklam bağlantısıdır. Asıl tıklamanız gereken onun altında bulunan “GET TORRENT FILE” linkidir. (Yakında bu link kaldırılacak onun yerine Magnet kullanmak zorunda kalacağız eğer sizin açtığınız bölümde link varsa sorun yok “Get torrent file” diyip ilerleyin.Ama sadece magnet varsa bu yazımı okumalısınız.) Linke tıkladık.Karşınıza çıkan pencereden Çalıştır/Run butonuna basmak suretiyle küçük .torrent uzantılı dosyayı çalıştırmış oluyoruz.Tabii bilgisayarımızda yüklü olan(1. aşamada yüklediğimiz.) Torrent programı hemen olaya el atıyor.”Hop!Dur bakayım birisi torrent mi dedi?Ben varım burada , ben çalıştırırım bu uzantıyı. “Torrent dosyasını yüklü olan torrent programımız çalıştırıyor ve sonrasında indirmek istediğiniz dosyaları seçmenizi sağlayan bir pencere açılıyor. Aynen şöyle:

 Burada seçtiğimiz torrentin içindekileri görebilir ve istemediklerimizi indirmemesini söyleyebiliriz.Mesela bende How i met your mother” dizisinin 6. sezonunun ilk üç bölümü var ve bir daha indirmek istemiyorum.O yüzden yanlarındaki tik işaretlerini kaldırıyorum.Aynı zamanda burada dosyaların nereye kayıt edileceğinide seçme şansımız var.Kendimize göre ayarlarımızı yaptıktan sonra tamam butonuna bastığımızda pencere kapanır ve torrent eklenmiş olur.Zaten indirme başlamış bulunmaktadır.Bu ekranda değişik sekmelerden hız,eşler,dosyalar hakkında bilgi alabilirsiniz.Aynı zamanda dosyanın kaçta kaçının indiğini kaç GB inmiş kaç GB daha kalmış görebilirsiniz.Bilgisayarı bundan sonra kapattığınızda indirme durur tekrar açıp torrent’i çalıştırdığınızda kaldığı yerden devam eder.Pencerenin açık durması zorunlu değil pencereyi kapatsanızda sistem tepsisinde indirmenin devam ettiğini göreceksiniz.Programdan çıkmak içinse sistem tepsisindeki simgeye sağ tıklayıp “Çıkış” diyebilirsiniz.Kısacası artık öğrendiniz.İstediğiniz gibi indirin.

Hız sınırları

Torrent kullanıcılarının sıklıkla yakındıkları konulardan birisi ise torrent programı açıkken  internetin çok yavaşladığı ve rahat bir şekilde surf yapmayı engellediği.İşte bu sorun için torrent geliştiricileri yemediler içmediler size bir çözüm buldular.Hız sınırları.Nedir bu hız sınırları ve oraya nasıl giderim ? Hız sınırları siz internette takılırken torrentin indirmeye devam etmesi ama size de surf için biraz bant genişliği bırakması için yapacağınız ayarlardır.Nasıl girersiniz oraya hemen torrent programımızın ana penceresindeki üst menülerden seçenekler->Tercihler penceresini açıyorsunuz ve sol taraftaki “Band genişliği” sekmesine geçiyorsunuz.-Kim çevirisini yaptıysa süper yapmış yani Band neyse artık… :D-

Burada gördüğünüz gibi bütün hız sınırlarını belirleyebilirsiniz.Eğer fazla bant genişliği alıyorsa program  “Maximum download hızı” bölümüne bir sınır koyabilirsiniz.Programın da açıkladığı gibi orada 0 yazıyorsa sınırsız hız hakkı verilmiş demektir.Yani sömürmekte son nokta diye adlandırılabilir.Artık sizi rahat bırakacağı hızı deneyerek siz seçeceksiniz.İnternet bağlantınızın hızı ile orantılı olarak bir hız atayın.Sonra “tamam” diyin gitsin bitsin.

Of.İki saattir yazıyorum yahu sırtım ağrıdı umarım bir işe yarar.Hadi kolay gelsin.

NOT: Soru ve sorunlarınızı yorum olarak iletebilirsiniz.Yorum yazarken e-mail kısmını doldurmanız sizin için iyi olacaktır böylece ben yorumunuza cevap verdiğimde size otomatik e-mail gönderilir.Tabii alttaki kutucukları da işaretlemeniz gerekmektedir. Bekliyorum yorumlarınızı 🙂

Nasıl altyazı bulacağım diyenler için :
LINK

ÖNEMLİ NOT:Bu başlıkta sadece torrent programı kullanımı anlatılmış ve insanlara paylaşım programlarını kullanmayı öğretmek amaçlanmıştır.Torrent kullanarak indireceğiniz dosyalar aracılığı ile bilgisayarınıza verilmesi muhtemel zararlardan ve indirdiğiniz dosyaların telif hakları ile ilgili doğabilecek sorunlardan Çağdaş ALAGÖZ sorumlu tutulamaz.