Tuborg Gold Fest

Yess! Tuborg Gold Fest gerçekten çok iyiydi biraz bahsedeyim festivalden. Öncelikle gelen grupların listesini ve programı vermem gerekirse:

Büyük hali için resme tıklayın. 

Zaten ben Guns N’ Roses’ı görünce atladım aldım kombine biletimi. İlk gün Pentagram ve Evanescence’ı izledik. Hani Heaven Shall Burn de iyidir ama çok erkendi be. :-/

Evanescence iyiydi bayağı. Amy Lee bize çok tatlı bir şekilde “teşekür” dedi. 😀 Normalde öyle tatlı kelimesi kullanmam ama nedense kadın bana bile sempatik geldi. Gerçi sahneye geç çıkması biraz ekstradan yorulmamıza neden oldu ama neysee… Yine de güzel ve genel olarak bilinen şarkılar çalıp gönlümüzü aldı keratalar. 😀 İşte My immortal olsun, Bring me to life olsun coşturdular bizi anlayacağınız.

Şebnemden şikayetçiyiz abi! Kadın geldi ne merhaba ne bir söz. Hemen çaldı arka arkaya sonra da teşekkürler dedi gitti öküz. İnsan bir konuşur bir şeyler söyler. Saçınıda kısacık kestirmiş iğrenç resmen. Siyah gözük falan ne iğrenç bir tip olmuş anlatamam. Aslında anlatabilirim mesela Hayko daha güzel. *.* Bir de erken indi bu şebnem. Gerçi onu pek izlemedim Ogün Sanlısoy’a bakıyordum ben artiz herif her yerde çalıyor. :Dİkinci gün aşktır. Apocalyptica’nın Şebnem ferahtan önce çıkması biraz saçma geldi ama zaten herkes büyük finale odaklanmıştı. GUNS N’ ROSES! Apocalyptica Metallica’dan çalarak bizi coşturdu. Onda da keyif aldım yani. Gerçi bir den koşarak sahneye çıkmalarıda bizi acayip şaşırttı. Biz daha oturmuşuz çimenlerde bekliyoruz. Birden ellerince çelloları ile koşan sarışın adamlar görünce şaşırdık hemen biz de sahneye doğru koştuk. Sırf onlar için miyop olan dostlarımız gözlük getirmişlerdi yani. 😀

Vee büyük final Guns N’ Roses! Her ne kadar grup bayağı değişmiş olsada çok iyidi ya! Önce gitarist geldi sahnenin en yüksek yerine çıkıp Chinese Democracy nin başını çalmaya başladı. Tabii sahne karanlık bütük ışıklar ona dönmüş. Çaldığında açılıyor. Durunca kapanıyor. O sahne çok güzeldi bence. Sizinle paylaşmak için aradım ama bulamadım. Chinese Democracy’i buradan dinleye bilirsiniz. Daha iyi canlandırmanızı sağlar gözünüzde. 😀

Ardından bütün efsane şarkılarını çaldılar. Hatta bir ara Axl piyano ile Another Brick in The Wall çaldı. Hep beraber söyledik. 😀 Aslında bütün şarkıları hep beraber söyledik. Tabii bu sırada benim belim kopmak üzereydi ayakta dikilmekten belim ağrıdı. Üstüne bir de parmak ucunda durmaktan ayağım ağrıdı. Bağırmaktan ses kısa süreli ses kısılması da yaşadığım haberleri de doğrudur. Abi adamların hepsinin de solosu olur mu hepsi teker teker solo çaldı…

Son parçayı da çalıp çıktıklarında yanımdakilere baktım. Herkes dudaklarını bükmüş “Yaa Paradise City çalmadılar.” diye mızmılanırken. Tabii bağırmaya başladık “Guns- N- Roses , Guns-N-Roses” diye. Adamlar koşarak döndüler. Her zaman olduğu gibi gitarist önce biraz solo attı biz bekliyoruz paradise city’nin solosuna girsin diye. Girmiyor manyak! Tam umudumuz yitirirken birden başladı, tabii çığlıklar, haykırışlar, alkışlar birbirine karıştı o anda. 😀 Çok güzel beraber söyledik şarkıyı ama konserin en güzel anını anlatmam lazım. Şimdi Paradise City şarkısı burada dinleyin bir kez sonuna kadar.

İşte bu dinlediğiniz 4.48′ e kadar olan bölüm zaten bağırmak ve eşlik etmekle geçti. Ama müzik hızlı şekilde girdiği anda sahnenin sağ ve sol tarafından konfetiler püskürtüldü üstümüze. Hepsi kıpkırmızı üstümüze yağıyor millet deli gibi dans ediyor. İşte o anı asla unutmayacağım. Gerçekten çok güzeldi. Her tarafımız ağrıyor ama deli gibi sallanıyoruz. Hayatımızın en güzel anlarından birini yaşattılar bize. 😀

Üçüncü gün diye bir şey olmamalıydı aslında mükemmel bir final olurdu bu ama yine üçüncü gün de güzeldi. Takıldık yine aynı şekilde pek farklı bir şey yoktu üçüncü gün ile ilgili. Tek farklı şey benim iki tweetimin yayınlanmasıydı. 😀 Sahnenin sağ ve sol tarafında duran iki ekran var orada sahnede kimse yokken #tuborggoldfest hashtag’ı ile atılan tweetlerden beğendiklerini yayınlıyorlar. Daha önce hiç atmamıştım dedim hadi atayım çıkarım belki. Twitter hesabıma girerseniz görürsünüz zaten arka arkaya attım bayağı. İki tanesini yayınladılar. 😀 Sevindim. Gerçi yağcılık yapmayınca yayınlamıyorlardı o yüzden biraz yağcılık yaptım. 😀

Orada tanıştığım bir kızla yaptığımız muhabbet:

-yaa hep yağ çekenleri çıkarıyorlar benimkiler hiç çıkmadı.

-Ne yazdın ki? Şimdi ben de atıcam çıkar umarım. 😀

-Birinci gün “Hamburgerleriniz neden 48 milyar?” yazdım çıkmadı. İkinci gün “Hala hamburleriniz 48 milyar.” Bugün de “Yine mi hamburgerleriniz 48 milyar.” yazdım. hiç biri çıkmadı. :D:D

Asil diye yine konserde tanıştığım bir dostumuz da “#tuborggoldfest oğlum bak bitme !!11!!1!” yazdı. Bayağı güldük ama çıkmadı nedense. 😀

Üçüncü günün sonunda tam Within Temptation sahneden indi. Herkes dağılmaya başladı. Kayıttan Guns n’ Roses şarkıları çalmaya başladılar. Kimse gitmiyor. 😀 Millet dans ediyor oturuyor. 😀 Bana da garip geldi kısa bir videosunu çektim alanın hem alanı merak edenlerde görsün. 😀

Bir ara elektrikler kesildi yemek alamadı millet ama ben zaten yemiştim sorun olmadı. 😀 Gelmediyseniz çok şey kaçırdınız. Oturun ağlayın. 😀

Pokémon

Ahh ah. Ne özlemişim bee. Nasıl izlerdik bunları. Birde tasoları vardı. Ben taso olayını ilk Pokemon’da duydum daha önce var mıydı bilmiyorum. Bu şarkıyı duyunca insanın içi böyle bir değişik oluyor. O zamanlar dinleyip de heceleri tekrar ederek söylemeye çalıştığımız şarkıyı şimdi dinleyince sanki Türkçe söylüyormuş gibi kolayca anlayabilmemiz de ayrı bir garip. Ne dediğini yeni öğrendim yani. 😀 Yok balbazar yok pikaçu ama taso olayı bayağı tutmuştu. Bundan sonra çıkartılan çizgifilmlerde ilgimizi çeksede tasoları o kadar tutmamıştı. Ya da biz büyümeye başlamıştık bilmiyorum. Ama şu anda olsa sırf nostaji olsun diye oynamak isterdim. Bir sürü vardı hepsi kayıp ona sinir oluyorum yahu. Bildiğin bir kutu taso vardı. Birden yok oldular. Bende her zaman ki gibi annemi suçlu buldum çünkü hanfendi genelde bir şeyleri atmak için ölüyor. “Onu at, bunu at, ne bunlar kullanıyor musun? Çöp bunlar at hepsini. Boşuna yer kaplıyorlar odanda.” gibi cümleler sarf ederek alıp bütün her şeyi atar. Kuvvetle muhtemeldir ki tasolarımı da alıp atmış. Neyse artık sizde izleyinde hasret giderin diye koydum zaten sanırım siz de benim gibi video’dan video’ya gezerek bütün Pokémon videolarını izlediniz 😀 Yaşlanmış gibi hissettim kendimi.

Magnet Nedir? Nasıl Kullanılır? Nasıl ilişkilendirilir?

Son yapılan açıklamalara göre Dünya’nın en büyük torrent paylaşım sitesi The piratebay .torrent uzantılı dosyaları indirmeye sunmayı bırakmaya karar verdi. Magnet nedir diye soracak olursanız; Magnet .torrent dosyası elimizde olmasa bile torrent’i indirmemize yardımcı olacak bir linktir aslında. Torrent Nedir? Nasıl Kullanılır? başlıklı yazımda torrent dosyaları kullanarak indirmeyi anlatmıştım. Şimdilik torrent dosyaları kaldırılmamış olduğu için oradaki anlatım geçerlidir. Torrent dosyaları kaldırıldığında ise indirmeyi Magnet ile yapmamız gerekecek bende size bu başlıkta magnet kullanımını anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle önceki konuda anlattığım kurulum işlemleri ve DNS ayarlarını aynı şekilde yapıyoruz. Sıra indirmeye geldiğinde öncelikle indireceğimiz dosyayı buluyoruz:

Bu sefer “Get Torrent File” ‘ a değil de “Get This Torrent” yazısına tıklıyoruz. Eğer tarayıcınız .magnet dosyalarını torrent programınız ile ilişkilendirmişse çok güzel bir şekilde torrent programınız açacaktır. Torrent dosyasını indirmiş gibi indirme pencereniz açılacaktır. Burada Torrent dosyasına nazaran daha az bilgi görebilirsiniz. Genellikle de dosyaları seçemezsiniz siz onaylayıp indirmeye başlattığınızda en geç bir kaç dakika içerisinde torrent programınız indirmelerin yapıldığı dizine indirdiğiniz dosyanın bir klasörünü oluşturacaktır. O zaman indirmek istemediklerinizi seçebilirsiniz.

Ama eğer ilişkilendirme yapılmamışsa Firefox’da böyle bir pencere açılır karşınıza(Diğer tarayıcılarda da muhtemelen bu tarz uyarılar çıkacaktır.):

Şimdi Firefox’u Magnetle ilişkilendirmek nasıl yapılır bende bilmiyorum açıkcası. İnternete de baktım kimse bilmiyor 😀 Ben size Magnet kullanmanın daha farklı bir yolunu anlatayım.

Eh. Madem magnet açamıyoruz bizde magnetin yerini kullanılırız. İlk resimde kırmızı kare içine alınmış “Get this torrent” yazısına sağ tıklıyoruz. Açılan seçeneklerden “Bağlantı Konumunu Kopyala” ya basıyoruz. Ardından kendi torrent programımıza gidiyoruz. Ben Pardus kullandığımdan Ktorrent uygulaması var burada ama zaten aşağı yukarı bütün torrent programlarının arayüzleri aynı. Torrent programımızın ana penceresinden “Adres Aç” diyoruz.

“Adres aç” dediğimizde açılan pencere böyle küçük bir pencere olur ve link’i girmemizi ister. Genelde torrent programları link’i otomatik olarak yapıştırır sizin yerinize.

“Tamam” diyoruz. Küçük bir hata bildirimi alabilirsiniz sorun değil biraz beklediğinizde torrentin içi açılmış olacaktır. Buna benzer bir pencere açılır karşınıza:

Tabiiki böyle sansürlü gözükmeyecek sizinki ben indirdiğim şeyin adını gizlemek için sansürledim. Buradan indirmek istediğiniz dosyaları seçip “Tamam” dediğinizde sorunsuzca indirmeye başlayabilirsiniz. Hadisene. İndirsene! Bak hala duruyor orda. 😀

Torrent nedir ? Nasıl kullanılır ? [Resimli Anlatım]

Giriş

Önceleri daha torrent diye bir şey ortalıkta yokken Rapidshare,Hotfile gibi web sitelerinden yada ftp adreslerinden upload/download yapardık.Gel gelelim torrent diye bir şey çıkmış bizde dedik neden yararlanmayalım ki? Ama genelde insanlara “torrentten indirsene” dediğimde ya torrentin ne olduğunu bilmediklerini ya da kullanımının çok zor olduğunu, anlayamadıklarını söylüyorlar.Bakın şimdi güzel insanlar burada zor bir şey yok şimdi anlatmaya başlayacağım takır takır download yapmaya başlayacaksınız hepiniz. 🙂

Öncelikle “Torrent nedir?” sorusunu cevaplamam gerektiğini düşünüyorum.Bunu kısaca tanımlamaya çalışırsak torrent bir indirme protokolüdür.Torrentin normal indirmeden farkı çok daha yüksek hızda indirmeye olanak sağlamasıdır.Ayrıca bence en iyi tarafı ise bilgisayarınızı kapatıp tekrar açtığınızda indirmeye kaldığınız yerden devam edebilmenizdir.Bu sayede büyük dosyaları indirebilirsiniz.Çünkü öbürtürli ya Rapidshare partlariyla boğuşacaksınız yada bilgisayarınızı gün boyu açık bırakacaksınız.Torrent’in nasıl çalıştığını merak edenler için buna başka bir yazıda değineceğim.Ama şimdilik sadece bir şeyler indirmek isteyen insanlar için kullanım anlatımı yapacağım.Kafanızın karışmaması için adım adım yazmaya karar verdim.

Not:Anlatımı Linux’den daha karmaşık olduğu için Windows kullanıcılarına yönelik olarak yapacağım.Zaten Linux kullanıcısı torrentin ne olduğunuda bilir nasıl kullanılacağınıda 🙂

1.Kurulum

Şimdi.Torrent kullanmak için öncelikle bildiğiniz gibi torrent programımız olması lazım.Bu programlardan en ünlüleri Bittorrent ve Bittorrent’in amca oğlu µTorrent’tir.Ben daha hafif olduğu için µTorrent’i tavsiye ediyorum.Zaten görünüm filan her şeyleri aynıdır bu programların kullanım açısından bir fark göremezsiniz pek.Peki o zaman ne yapıyoruz? µTorrent web sitesine girip indirmeye başlıyoruz.

http://www.utorrent.com buraya girdiniz karşınıza çıkan ekran büyük ihtimal Türkçe’dir değilse de zaten Download’ın indirmek olduğunu bilirsiniz.Solda indir yada download butonunu göreceksiniz butona basın ve setup dosyasını bilgisayarınıza indirin.İndirdikten sonra programı normal bir oyun yada başka bir program kuruyormuş gibi kurun.-Burayı biraz hızlı geçtim ama yinede eğer bu aşamada sorun yaşayanlar olursa e-mail adresi kısmınıda doldurarak yorum bıraksınlar ben onlara cevap veririm en kısa zamanda.-Programı sorunsuzca kurduğunuzu kabul ederek anlatıma devam ediyorum.

2.İndirmeye Başlayın

Kurulum tamamlandıktan sonra program otomatik olarak çalışacaktır çalışmazsa da bir zahmet başlattan çalıştırın 😀 Program açıldığında karşınıza böyle bir ekran çıkacaktır.Resimlerin büyük halini görmek için üzerine tıklayabilirsiniz.Bu ekranı gördükten sonra içiniz rahat bir şekile programı kenardan kapatabilirsiniz program kapanmayacaktır.Sistem tepsisinde logo hala görünür ve programda aktif durumda olacaktır.Şimdi sıra geldi indirmek istedğimiz şeyin torrent dosyasını bulmaya.Bu aşamada yine yararlanabileceğimiz bir sürü torrent sitesi bulunmakta ama ben en ünlüsünü ve bence en iyisini tavisye ederim.The Pirate Bay gerçekten iyidir.Siteye giriyoruz bakalım.(NOT:The Pirate Bay BTK tarafından engellenmiştir.Ama yine her zamanki DNS numaramızı çekerek girebiliriz. Yani DNS ayarlarınız yapılıysa girebilirsiniz. Siteye girmeyi başardığınızı var sayıyorum.)

DNS ayarlarını değiştirmek için:

Windows

Ubuntu

THE PIRATE BAY web sitesinin görünüşü aşağıdaki gibidir. (Url’de değişiklik yapıldı sanırım eğer link açılmazsa buradan ve buradan deneyin birde.Eğer yine açılmadıysa başka torrent arama motorları kullanarak devam edebilirsiniz.Örneğin: http://torrentz.eu/  veya http://kickass.to/ Hepsinde aşağı yukarı aynı şey geçerlidir. Size .torrent uzantılı bir dosya indirteceklerdir. ) Tanımlamak gerekirse bu tür sitelere torrent arama motoru diyebiliriz.

 Zaten site de size gösteriyor arama motoru olduğunu.(İndirmek istediğiniz şey ne kadar popülerse o kadar hızlı indirirsiniz.O yüzden dünya çapında talep görmeyen dosyaları torrent ile indirmeniz biraz zor olacaktır.O tür dosyalar için Rapidshare daha iyi olur.)Buraya indirmek istediğimiz şeyi yazıp “Aramayı Başlat” butonuna basıyoruz.Ben anlatımda indirmek için “How i met your mother” dizisinin 6 sezonunu seçtim.Bu yüzden arama satırına “How i met your mother” yazdım.Çıkan sonuçlar şöyle:

Şimdi burada sizinde gördüğünüz gibi bir sürü torrent dosyası çıktı karşıma. Bu noktada sizin istediğiniz dosyayı vaadeden bir sürü torrent ile karşılaşabilirsiniz. Seçim yaparken sizin için önemli olan kriter Eş sayısı ve Kaynak sayısı olmalıdır. Bunlar üstteki resimde gördüğünüz gibi tablonun sağ tarafında sıralanmıştır. Baktınız ki istediğiniz dosyaya dair bir çok başlık var dosyayı seçmeden önce sağdaki “KS” başlığına tıklayarak torrentlerin Eş sayısına göre çoktan aza sıralanmasını sağlayabilirsiniz. Eğer bir daha tıklarsanız bu sefer azdan çok olana doğru sıralamış olursunuz. Bu nokta gerçekten önemlidir.Eş sayısı ne kadar fazla olursa o kadar hızlı inidirirsiniz dosyayı.-tabii internet hızınız ve indirme anındaki internet kullanımınızda indirme hızınıza etkiyen başka etmenlerdir. Yukarıda ki tabloda benim istediğim dosya sadece 2.sırada “How i met your mother season 6” olduğu için ona tıklıyorum.Ardından beni yönlendirdiği sayfa aşağıdaki gibi:

Bu sayfada genelde indireceğiniz dosyayla ilgili açıklama bir de resim bulunur.Altta kullanıcıların yaptığı yorumlara bakarak da indireceğiniz dosya hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Bu yorumlar dosyanın paylaşımda olup olmadığı,güvenli olup olmadığına dair bir kaç ipucu verir. İngilizceniz varsa onları es geçmemenizi öneririm.Bu sayfada sık yapılan hatalardan birisi üstteki kocaman yeşil “Download” butonunu görünce üstüne atlamanız.Aslında o bir reklam bağlantısıdır. Asıl tıklamanız gereken onun altında bulunan “GET TORRENT FILE” linkidir. (Yakında bu link kaldırılacak onun yerine Magnet kullanmak zorunda kalacağız eğer sizin açtığınız bölümde link varsa sorun yok “Get torrent file” diyip ilerleyin.Ama sadece magnet varsa bu yazımı okumalısınız.) Linke tıkladık.Karşınıza çıkan pencereden Çalıştır/Run butonuna basmak suretiyle küçük .torrent uzantılı dosyayı çalıştırmış oluyoruz.Tabii bilgisayarımızda yüklü olan(1. aşamada yüklediğimiz.) Torrent programı hemen olaya el atıyor.”Hop!Dur bakayım birisi torrent mi dedi?Ben varım burada , ben çalıştırırım bu uzantıyı. “Torrent dosyasını yüklü olan torrent programımız çalıştırıyor ve sonrasında indirmek istediğiniz dosyaları seçmenizi sağlayan bir pencere açılıyor. Aynen şöyle:

 Burada seçtiğimiz torrentin içindekileri görebilir ve istemediklerimizi indirmemesini söyleyebiliriz.Mesela bende How i met your mother” dizisinin 6. sezonunun ilk üç bölümü var ve bir daha indirmek istemiyorum.O yüzden yanlarındaki tik işaretlerini kaldırıyorum.Aynı zamanda burada dosyaların nereye kayıt edileceğinide seçme şansımız var.Kendimize göre ayarlarımızı yaptıktan sonra tamam butonuna bastığımızda pencere kapanır ve torrent eklenmiş olur.Zaten indirme başlamış bulunmaktadır.Bu ekranda değişik sekmelerden hız,eşler,dosyalar hakkında bilgi alabilirsiniz.Aynı zamanda dosyanın kaçta kaçının indiğini kaç GB inmiş kaç GB daha kalmış görebilirsiniz.Bilgisayarı bundan sonra kapattığınızda indirme durur tekrar açıp torrent’i çalıştırdığınızda kaldığı yerden devam eder.Pencerenin açık durması zorunlu değil pencereyi kapatsanızda sistem tepsisinde indirmenin devam ettiğini göreceksiniz.Programdan çıkmak içinse sistem tepsisindeki simgeye sağ tıklayıp “Çıkış” diyebilirsiniz.Kısacası artık öğrendiniz.İstediğiniz gibi indirin.

Hız sınırları

Torrent kullanıcılarının sıklıkla yakındıkları konulardan birisi ise torrent programı açıkken  internetin çok yavaşladığı ve rahat bir şekilde surf yapmayı engellediği.İşte bu sorun için torrent geliştiricileri yemediler içmediler size bir çözüm buldular.Hız sınırları.Nedir bu hız sınırları ve oraya nasıl giderim ? Hız sınırları siz internette takılırken torrentin indirmeye devam etmesi ama size de surf için biraz bant genişliği bırakması için yapacağınız ayarlardır.Nasıl girersiniz oraya hemen torrent programımızın ana penceresindeki üst menülerden seçenekler->Tercihler penceresini açıyorsunuz ve sol taraftaki “Band genişliği” sekmesine geçiyorsunuz.-Kim çevirisini yaptıysa süper yapmış yani Band neyse artık… :D-

Burada gördüğünüz gibi bütün hız sınırlarını belirleyebilirsiniz.Eğer fazla bant genişliği alıyorsa program  “Maximum download hızı” bölümüne bir sınır koyabilirsiniz.Programın da açıkladığı gibi orada 0 yazıyorsa sınırsız hız hakkı verilmiş demektir.Yani sömürmekte son nokta diye adlandırılabilir.Artık sizi rahat bırakacağı hızı deneyerek siz seçeceksiniz.İnternet bağlantınızın hızı ile orantılı olarak bir hız atayın.Sonra “tamam” diyin gitsin bitsin.

Of.İki saattir yazıyorum yahu sırtım ağrıdı umarım bir işe yarar.Hadi kolay gelsin.

NOT: Soru ve sorunlarınızı yorum olarak iletebilirsiniz.Yorum yazarken e-mail kısmını doldurmanız sizin için iyi olacaktır böylece ben yorumunuza cevap verdiğimde size otomatik e-mail gönderilir.Tabii alttaki kutucukları da işaretlemeniz gerekmektedir. Bekliyorum yorumlarınızı 🙂

Nasıl altyazı bulacağım diyenler için :
LINK

ÖNEMLİ NOT:Bu başlıkta sadece torrent programı kullanımı anlatılmış ve insanlara paylaşım programlarını kullanmayı öğretmek amaçlanmıştır.Torrent kullanarak indireceğiniz dosyalar aracılığı ile bilgisayarınıza verilmesi muhtemel zararlardan ve indirdiğiniz dosyaların telif hakları ile ilgili doğabilecek sorunlardan Çağdaş ALAGÖZ sorumlu tutulamaz.